Dargınları barıştırmak…

Dargınları barıştırmak...
ALİ SANDIKÇIOĞLU

Rabbimize sonsuz şükürler olsun ki, bizleri mübarek Ramazan-ı Şerif ayına eriştirdi ve kavuşturdu. İnşallah bu mübarek ayda Rabbimizin rahmeti, peygamber efendimizin şefaatlerini kazanabilmeyi nasıp eyler.

Bu mübarek ayda yaptığımız ibadetler, hayır ve hasenatları Cenabı Hak kabul buyursun inşallah.

Bu senede Ramazanı şerif orucunu Rabbim tutmayı, imkanlarımız ölçüsünde ibadetlerimizi yapmayı bizeler nasıp eyledi. Sonsuz hamd ve şükürler olsun.

Çok kısa zamanda daha doğrusu farkına varmadan Ramazanı şerif ayı geldi ve gidiyor. Nasipse yakında bayram yapacağız.

Geçen sene Ramazan da aramızda olup da şimdi kara toprağın kucağında olan nice genç, yaşlı, kadın erkek insanlar var.

Rabbim baka alemine göçenlerin cümlesine rahmeti ile muamele eylesin.

(Allah rızası için Filistin'i, Gazze'yi, şu an için İran'ı birazcık olsun düşünmeye çalışalım.)

O yüzden bu mübarek ayı kendilerimiz için bir fırsat bilerek inşallah boşa geçirmemişiz. Ya nasip önümüzde Kurban bayramına ve gelecek sene Ramazan ayına kavuşacak mıyız bunu ancak yaradan bilir.

Bu Ramazanı şerif bayramında elimizden geldiği kadar dargın olan Müslüman kardeşlerimizi barıştırmaya çalışalım.

Hastalarımızı ,kabirlerimizi ziyaret edelim.

Kur'anı kerimde HZ. Allah (CC) inanan müminlerin birbirlerinin kardeşleri olduklarını bildirmektedir.

Zaman, zaman bu kardeşler arasında: dargınlık, kırgınlık, geçimsizlik ve düşmanlık veya görüş, fikir ayrılıkları meydana gelebilir.

Kardeşler arasında böyle bir durum meydana geldiği zaman; diğer insanlar tarafından onları barıştırmak dini bir vecibedir.

Kur'anı kerimin Hucurat suresinde Cenabı Hak: "Müminler ancak kardeştirler. Öyle ise iki kardeşinizin arasını bulunuz." Buyurmaktadır.

HZ. Peygamber efendimiz (sas) konu ile alakalı bir hadisi şerifinde şöyle buyurmaktadır: "Ey ashabım, size, nafile oruç tutmak, sadaka vermek, nafile namaz kılmaktan daha (sevgili) ve hayırlı bir amel bildireyim mi Diye sorunca; "Evet !" dedik. Şöyle buyurdular: "İki müminin arasını bulmak. İki müminin arasını bozmak ise dini tıraş etmektir."

Bir başka hadisinde peygamber efendimiz (sas) "Allah'tan korkun, birbirinizin arasını bulup barıştırın! Çünkü Allah kıyamet günün de müminlerin arasını bulup barıştıracaktır."

Dargın olan iki Müslümanın arasını bulup onları barıştırmak çok sevaptır.

İslam dini Müslümanların üç günden fazla dargın kalmalarına izin vermemektedir.

HZ. Enes (ra) şöyle rivayet etmektedir: "Bir defasında peygamber efendimiz (sas) Ebu Eyyub'e: "Sana bir kazanç göstereyim mi" Deyince Eyyub (ra) "Söyle ya resulellah" dedi.

Peygamber efendimiz (sas) "İnsanların arası bozulduğunda düzelt, birbirlerinden uzaklaştıklarında da, onları birbirine yaklaştır." (Bezzar Tebarani)

Kur'anı Kerimde Mevla mız: "Eğer sulh olur, Allah'tan korkarsanız, muhakkak ki, Allah "Gafurdur, Rahimdir. Çok af eden ve çok merhamet edendir." (Nisa 129)

Enfal suresinde bir ayeti kerimesinde de Cenabı Hak şöyle buyurur: "Eğer gerçek müminler iseniz, Allah'tan korkun. Aranızı düzeltin. Allah'a ve resulüne itaat edin."

Mümin dargınları barıştırmanın yollarını aramalı bu hususta elinden gelen gayreti göstermelidir.

Peygamber efendimiz (sas) Şöyle buyuruyor: "Ey insanlar, Rabbiniz bir, babanız birdir (Hz. Adem) Arab'ın Acem'e, Acem'in Arab'a, kırmızının siyaha, siyahın kırmızı ırka bir üstünlüğü yoktur. Takva müstesna. Sizin en Ekreminiz takvada en üstün olanınızdır. Dikkat edin "ey ashabım size tebliğ ettim mi" Ashap: "Evet ya resululah" dediler. (Tergip)