Uzun deneme ve tecrübelere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş öğüt verici mahiyette atasözleri, deyimler, tabirler, manasıyla yol gösteren sözlerdir.
Bu özellikte, yüz yaşanıp, bir denilen bir deyim:
"Dünya malı elde iken hep adüvvler (düşmanlar) dost olur; elde bir şey kalmayınca, dost bile düşman olur" deyimi meşhurdur.
Deyim, kitabın tam ortasından olmakla beraber gelin, biz, buradaki "mal" sözünü, "hayat" olarak yorumlayalım. ünkü insan için, en değerli olan şey, hayat; hayat için de sağlık ön sırada.
Nasıl ki malını kaybedip elinde avcunda bir şey kalmayana ilgi azalıyor ve dostlar, her ne kadar düşman olmasalar bile, eski sıcaklıkları da kalmıyor.
Tıpkı onun gibi; tökezleyen, sağlığını kaybeden insanın hayatı da hayat olmaktan çıkıyor; candan yakınlar, yakınlıklar azaldığı gibi; çevre, âdeta ray değiştiriyor.
Tecrübeyle sabit!
Varlığında var olanların, darlığında tam siper ortadan kaybolmaları gibi; ayakta iken, canım cicim olanlar, dost görünenler düştüğün zaman mesafeyi açıyor, birer birer kaçıyor.
Bu itibarla, hayat, sağlıkla kaim.
Dönüyor dolaşıyor, söz, "Düşenin dostu olmaz" atasözüyle manasını buluyor.
Ben de mi
Evet, sen de.
O da mı
Maalesef, o da!
Hayatta olduğun müddetçe ayakta olmaya; ayakta olduğun müddetçe de sağlıklı kalmaya gayret etmeli.
Günlük hayat içerisinde yaşadığın stres, tasa, elem keder; sağlığını mahveder.
Üzülmenin akıbeti, ezilmek.
Belki, "Üzülmemek mümkün değil; bu, fıtrat gereğidir" denebilir, ama "takıntıya" takılmamak, iradeyle mümkündür.
Beden hasta olsa da bu, ruha sirayet etmemeli. "Bu da geçer yâ Hû" deyip, tevekkülle, Verene hamd etmeli.

15