Vicdan ama hangi vicdan
Vicdanını kaybetmiş liderlerin sessiz kalan Müslüman dünyası, emperyalist söyleme eşlik ederken, hakikat çığlığı kim duyacak?
Yazar, Gazze'deki soykırıma destek veren Trump ve Siyonist güçlerin vicdansızlığını eleştirirken, daha çok bunu sessizce izleyen ya da onaylayan Müslüman liderlerin ve mezhepçi kesimlerin tutumundan dehşete düştüğünü ifade ediyor. Temel iddiası, emperyalizmin söylemine eşlik eden ve insani acıma duygularını kaybeden toplum kesimlerinin dini değerleri çarpıttığı, oysa asıl sorumluluğun Müslüman dünyasının vicdani tavrında olduğudur. Müslüman liderler ve entelektüeller arasında bu kadar geniş bir sessizlik ve hatta taraf tutma varken, hangi kutsal değerlerin gerçekten savunuluyor olduğu sorgulamaya değer mi?
Her dönem ve olayların insana öğrettikleri olur. Biz zamanımızın veya çağımızın içinde görerek, duyarak, tanık olarak çok şeye tanığız. Tarihin hemen her döneminde savaşlar olur, milletler, halklar, ülke insanları çatışırlar ve savaşırlar. Savaşların hiçbir zaman bir ölçüsü olmaz. Ancak kimi milletlerin savaşlarında, savaş anlarında bile haysiyetli ve kişilikli anlar olur.
Haçlı savaşlarının yeni bir evresindeyiz. Bu savaş şunu gösterdi ki insani ve vicdani hiçbir özelliğinin bulunmadığı. Savaşları başlatanların, tek taraflı saldırganlıklarının elbette ki vicdanından söz edilemez. Şu son otuz yılda süregelen savaşların tamamında benzer mantık işliyor. Haçlı savaşının kendilerine özgü yeni bir versiyonu.
Savaşı başlatanların vicdanı olmaz. Niyet ve amaçları baştan belli. Bu son savaşta Gazze ile başlayan gelinen şu güne kadar bir soykırım savaşa olarak süregeliyor. Sadece soy kırım değil kültür, medeniyet kırımı da denilebilir. Gerçi öncekilerinde de benzerlikler vardı ama bu kez tam anlamıyla bir coğrafyada hem insan soykırımı hem kültür kırımı, ve hatta medeniyet ve inanç kırımı sürüyor.
Trump'ı konutunda, âdeta vaftiz eden modern evangelist Hristiyanlar vahşeti ve vicdansızlığı onaylamışlardır. Çocukların, kadınların ölümlerinden haz alan Trump'ın vicdanından söz edilemez.
Siyonistlerin tamamında vicdan diye bir olgudan söz edilemez çünkü onlar vicdansızlık, insan öldürme, soykırım yapmak ile beslenmişler. İlk gıdaları vicdansızlıktır.
Bunları destekleyen Batılı toplumların tamamı kimi doğuran, kimi dolaylı katılım göstererek vicdani durumlarını ortaya koymuş bulunuyorlar. Elbette bu koroya katılmayan vicdan sahiplerini ayırmak durumundayız.
Bizi asıl dehşete düşüren Müslüman liderlerin vicdani tutumları. Dahası bu savaşta Müslümanlarda karşı savaşma tutkusunda olmaları. Dahası tarafsızlık ve arabuluculuk avutmalarıyla sessiz kalanların durumu. Arada bir seslerin yükselmesi sadece kimi kesimlerin öfkelerini dindirmeye dönük olmasıdır.
Ülkemizin kimi kesimlerinde ki bunlar az değil belli bir yekûnu oluşturuyor, onların mezhepçilikleriyle vicdanlarının tam anlamıyla körelmiş olmasıdır. Vicdanları kurumuş, gözleri kararmış kulakları tıkanmış mahlûklara dönmüş bulunuyor. İnsan olarak acıma duygularını yitirmişler. Din adına yeni bir din ihya ederek, hem insanı hem vicdani körelmişliklerini gösteriyorlar.
Kulaktan dolma, propagandaya dayalı bilgilerle, dedikodularla ve hatta yalanlarla vicdani unsurlarını bastırıyorlar. İlgisiz kalıyorlar ve hatta seviniyorlar.

3