İrade güçlü olunca üstünsün

Amerika'nın İran karşısında yalan propagandası çöktüğü bir dönemde, Türkiye'nin halkının çoğunluğu durumun farkında iken, neden bazıları başarıyı boşa çıkarmaya çalışıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, emperyalist güçlerin propaganda ve yalan söyleme stratejisinin İran direnişi karşısında başarısız olduğunu, bunun Amerika'nın itibarını zedeleyen sonuçlarını tartışıyor. Yazar, iradeli ve hakikat medeniyetine sahip toplumların kazanacağını ileri sürerken, Türkiye'de bu gerçeğin halk tarafından anlaşılmasına rağmen neden muhalif unsurların direniş tarafını desteklemediğini sorgulamaktadır. Peki, bireysel menfaatler toplumsal direnişin evrensel değerlerinden daha mı kuvvetlidir?

İnsanlık topluca bir sınanma içindeyse birey olarak da insan tekinin kendisi de sınanıyor. Yaşanmakta olanlardan kimin nasıl bir tutum içinde olduğu, neler yapmaya çalıştığı dikkatli gözlemlerle anlaşılabiliyor.

İnsanları etkileyen, yönlendirenler hakikat dışı olunca bir gün gerçekler ortaya çıktığında gerçek yüzleri de belirliyor. Emperyalizm, genel anlamda güçlü olduğundan gücünün üstünde daha güçlü olduğunu göstermek için propaganda ile baskın olmaya bakıyor. Bir de güçlü medya veya seslerinin güçlü çıkmasıyla yalan ve yanlışları da insanlık üzerine pompalıyor. I. Irak işgal savaşında Saddam'ın kimyasal silahlara sahip olduğu, onları mutlaka ele geçirmek istediklerini Bush üstüne basa basa söylemişti. Savaş bittikten sonra kimyasal silah olmadığını kendileri açıkladılar.

28 Şubat'ta İran'a olan saldırının ardından hemen her gün Trump adeta yalan söylemeyi bir ilke edinmiş görünüyor. İlk günden itibaren insanlığı baskı altında tutmak için sürekli abartılı ve yalan demeçlerle yönlendirmeye baktı. Rejimi değiştirdiğini, yeni gelenlerle anlaştığını, kendisine hediyeler gönderildiğini, Kürtlere silah verdiğini, çok kısa sürede ülkenin parçalanacağını ve daha nice yalanlarını sıraladı. Günler geçtikçe başka yalanlara başvurdu.

İran halkının, yönetiminin, direnci, kararlılığı şaşırttı. Rejim aleyhtarı diye bilinen hatta mahkûm olan muhaliflerin koşa koşa ülkelerine dönüşleri bu yalan imparatorluğunu şaşkına çevirdi. İran medeniyetini yok edeceği tarih ve saati önceden verdiğinde İran halkı ülke genelinde sokağa, fabrikaların yanına, yollara düştü. Böyle bir durumda Nagazaki tarzı bir bombalama yapmayı göze alamadı.

Diğer taraftan İran direnişinde beklenmedik başarı, iki önemli çok büyük savaş uçaklarının yüklü olduğu gemilerini geri çekmek durumunda kaldı. Kara savaşını göze alamadı. Daha da önemlisi Allah'ın bir bağışı olan konum, Hürmüz Boğazı'nın İran kontrolünde olması, kapıları kapatması dünya ekonomisinin dengesini bozdu.

Direnişten zarar gören NATO'ya bağlı kimi Avrupa ülkeleri Amerika'yı yalnız başına bıraktı. Amerika'nın bu savaşına ortak olmayacaklarını açıkça vurguladılar.

Rager Garaudy Siyonizm ve İsrail sorunu üzerine önemli çalışmalar yaptı. Siyonizm'in gadrine uğradı, baskı uygulandı, eserleri yayımlanmadı. Fakat o direndi, çok da önemli eserler ortaya koydu. Amerika emperyalizminin ancak ekonomi ile çökertilebileceğinin üzerinde durdu. Bu dikkat ve öngörü bugün için yaşandı. Trump sürekli olarak güçlü olduklarını, petrollerinin bol olduğunu söyleyedurdu ancak durumun hiç de öyle olmadığı anlaşıldı.