Hristiyanlarla Yahudileri birleştiren güç nedir

Emperyalizm İslâm'ı kontrol etmek için çeşitli yollar denediğine göre, bunun nedeni gerçekten inanç mı yoksa ekonomik ve jeopolitik çıkarlar mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Yahudi tarihi ve İsrail devleti bağlamında emperyalist güçlerin Orta Doğu'daki stratejisini analiz ederek, asıl hedefin İslâm inancı ve bilincini zayıflatmak olduğunu iddia ediyor. Türkiye'de 2002 sonrası yaşanan dönüşümleri, FETÖ etkisini ve monarşik yönetim talebini bu büyük stratejinin parçaları olarak gösteriyor. Peki, bu bölgesel değişimlerin tümü gerçekten koordine bir emperyalist plan mı, yoksa farklı çıkar gruplarının farklı hedefleri mi?

Yahudiler ile Hristiyanlar arasında tarih boyunca bir çekişme olmuştur. Yahudilerin peygamberlere karşı tutumları, Hazreti İsa'nın ölümü olayı nedenlerin başında geliyor. Diğer taraftan uyumsuzlukları, fitne ve kargaşaya neden oluşları yüzünden sürekli olarak dışlanmış yurtlarından edilmişlerdir. Yahudiler gittikleri yerlerde de insan yerine konulmamış, varoşlarda yaşamaya zorlanmışlardır. Endülüs'te Müslümanlar onları insan yerine koymuş orada özgür yaşamışlardır. Müslümanların Endülüs'te yenilgileri ve çekilmek zorunda kalmalarından ötürü Yahudiler de İspanya'yı terk etmek zorunda kalmışlardır. Müslümanlar gene de onlara kapılarını açmış koruma altına almışlardır.

Filistin topraklarına veya diğer yerlere yerleşen Yahudilere, Sefarad Yahudisi denilmektedir. Müslümanlarla birlikte oldukları sürece bilim ve sanatta, düşüncede rahat dönemler yaşamış faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Filistin'e dönen Sefarad Yahudileri çok iyi Arapça bilmektedirler. Çünkü Endülüs'te bilim ve düşünce dili Arapçadır.

Yahudilerin Basel'de Theodor Herzl önderliğinde yapmış oldukları toplantı tarihin bir dönümüdür. Bu tarihten sonra emperyal İngilizler devredir. Bir yandan örgütlenirlerken bir yandan Filistin'de faaliyetlere başlıyorlar. Bu dönemde Rothschild Yahudi'si bir bankacı. Bir taraftan gerek örgütlenmede gerekse Filistin'de yerleşim konusunda önemli bir konumdadır. Filistin'deki örgütlenmede, toprak alınmada en etkililerdendir.

İngilizler Orta Doğu üzerindeki niyet ve düşünceleri Yahudilerle birlikte olmayı tercih ediyorlar. Bu, çıkarlarına uygundur. Asıl sorun Müslümanların varlığı ve İslâm inanç ve düşüncesidir.

2002 yılında Türkiye'deki iktidar değişimi sırasında, Türkiye'nin önemli medya mensuplarından bir grup İsrail'e davet edilmiş ve götürülmüştü. O zaman gazetelerde birkaç gün peş peşe konuyla ilgili önemli İsrail Başbakanı'nın açıklamalarına yer verilmişti. Radikal gazetesinde de tam sayfa olarak birkaç gün yayımlanmıştı. Biz de konuyu irdelemiş yazılar yazmıştık. Türkiye'nin AB'ye girebilmesinin koşulları sıralanmıştı. Türkiye'nin önemli bir askeri gücünün olduğunu Avrupa için bunun fazla ve tehlikeli olduğunu, zayıflaması gerektiği vurgulanmıştı. Ekonomik olarak sermayenin çok uluslu alana tamamen kaydırılması gerektiği belirtilmişti. Bulunulan düşünce ve inanç bir sorundur bundan vazgeçilmeli denmişti. Birkaç madde daha vardı. Ergenekon operasyonları, asker üzerinde uygulananlar, yeşil diye bilinen Anadolu sermayesinin devre dışı kalması ve özelleştirmeler bu dönemde hız kazandı. Eğitim kurumlarında FETÖ dalgasının etkisi ve bürokrasideki etkileri bu süreç ile bağlantılıydı.