Hamleye karşı hamle

Siyonizm-emperyalizm iş birliği saldırganlığının sınır tanımazlığı insanlığı sindirmişken İran'a başlayan saldırılar sonrasında ilkinde on iki gün süren karşı direniş bir anda bir şaşkınlık oluşturmuştu. Hırs ve hıncını denetleyemeyen bu güç doğrudan İran'a saldırdı. Bu saldırı sonrasında İran'ın kısa sürede yerle bir olup teslim olacağı bile düşünüldü. İlerleyen süreçte arzulanan olmadığı gibi tam tersi bir durum gelişti. Özellikle İsrail'in güvenliği, kalabilirliği tartışılır oldu. Çünkü sınırlı bir alana sahip olan bu ülkeye yapılacak birçok saldırı ile yok olup gideceği düşünülmeye başlandı. Trump hemen her gün moral bozucu, blöf yüklü demeçlerinin zaman içinde hiçbir karşılığının olmadığı iyice anlaşıldı.

Bu saldırı ve işgal girişiminde İran'a büyük zarar verildi, bu bilinen bir gerçek. Fakat İran'ın direnişi, hamleleri karşı tarafa daha büyük zararlar verdi. Saldıran ülkelerin kendileri doğrudan büyük zararlar ile karşılaşırken, savaşın içinde olmayan, savaştan yana olanların yanında yer alanlar daha büyük zararlara uğradı. AB ülkeleri ve Araplar.

Arap ülkelerinin beklentileri çok farklıydı. Emperyalizm destekli ve güdümlü olunca çok güçlü olabileceklerini düşünürken sonuç beklendiği gibi olmadı. Hem savunmasız hem de ortada kaldılar. Bu ülkelerden en büyük zarar görenlerin başında Katar geliyor. Sadece petrole dayalı gelirleriyle dolarlar içinde yüzen bu ülke birden tıkanmış durumda. Siyonizm birlikteliğinden vazgeçme niyetinde ama ne yazık ki paçasını bir türlü kurtaramıyor. Suudi Arabistan da benzer durumda. İçlerinden en inatçı ve teslim olmuş olan ise BAE. Netanyahu'nun doğrudan bu ülkeyi ziyareti, onların savunmalarının güçlendirilmesi konusunda destek veriyor.

Irak, tereddüt etmeden İran'dan yana bir tavır koydu. Emperyal güç onlara karşı hamlede bulunmaktan geri kalmıyor. Sadece Arap ülkelerini yanında tutma çabası içinde değil. Bir yanıyla güven duygusunun azalması emperyal gücün işini zorlaştırıyor. Korumasız kalan bu uluslar kime yaslanacaklar, nasıl korunacaklar ve var olacaklar

Emperyal gücün işini zorlaştıran diğer emperyal güçlerin durumu ve varlığı. Çin, Rusya ve tabii ki Hindistan. Doğrudan ya da dolaylı olarak İran yani Müslüman tehlikenin bertaraf edilmesi konusu. Müslümanların varlığı, gücü hemen bütün emperyaller tarafından tehlikeli olarak görülür. Sonuçta karşı medeniyete mensupturlar. Öncelikleri kendi medeniyetleridir.

Müslümanların denge politikaları kendilerini bir anlamda hem güçlü kılar hem de söz sahibi yapar. Bu işin bir yanı. Asıl üzerinde durulması gereken İran'ın kazanmış ve kazandırmış olduğu bu psikolojiyi Müslüman toplumların ve ulusların aralarında geliştirmeleridir. İran'ın savunma sanayiinin gücünün ortaya çıkması bir uyanış sağlamış. Türkiye'de de var olan bu durum adeta bir rekabet ve güç gösterisine dönüşmüş bulunuyor. Bu durum elbette ki sevindiricidir, eğer tam anlamıyla oluyor ve olabiliyor ise. Hamasete kapılmadan gerçekçi bir şekilde oluşturulmasıdır.