Emperyalizmin Müslümanları kuşattığı bir zamanda

Müslümanlar emperyalizmin açık tehdidine karşı birbirlerine düşmanlık yapıyor—bu kaçınılmaz bir yazgı mı yoksa vicdani bir seçim midir?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, İran'a yönelik saldırıların devam edeceğini ve bunun Müslümanların iç dağınıklığı ve zihinsel zayıflığından kaynaklandığını savunuyor. Gazze örneğiyle emperyalizmin açık tehdidine rağmen Müslümanların birbirlerine düşman olduğunu, oysa kritik zamanlarda dayanışmanın kalıcı birliktelikler sağlayabileceğini öne sürüyor. Ancak tarihsel düşmanlıkları geçmişe saklayıp geçici birlik sağlamak, gerçek çözüm mü yoksa bir kaçış yolu mu?

İran'a saldırı savaşı yeni ve son değil. Bundan sonra da olmaya devam edecek. Her yeni saldırı, bir yenisinin habercisi. Şu güne değin olanlar bunun bir kanıtı ve sonucu. Burada önemli olan Müslümanların hâlâ bir uyanış içinde olmayışları. Ya da kendisini kurtarma yanlışında olanların tutumu. Bu saldırı ve kuşatmalardan sırayla gidiliyor. Büyük Osmanlı Devleti'nin dağılmasıyla başladı sorunlar.

Sorun Osmanlı Devleti'ydi elbette. Fakat asıl sorun İslâm ve dolayısıyla Müslümanlar. Müslümanların dağınıklıkları, güç yitirmeleriyle bu zarar sadece Müslümanlara olmadı. Diğer mazlum topluluklar da etkilendi, etkilenmeye devam edecek.

Müslümanların asıl dağınıklıkları zihinsel ve düşünsel. Asıl yenilgi burada. İnsanlık adına ve asıl önemlisi de kendi medeniyeti uğruna bir birlikteliklerini sağlayacak bir ortamın oluşumudur. Bu da hemen her kesimin kendilerine ait kimi ayrıntılardan ve unsurlardan belli bir süreliğine de olsa terk etmeleridir.

Emperyalizmin çıkarları uğruna yapmayacağı şey yoktur. Kuklalarını istediği zamanda terk edebiliyor. Ya da önceliği kendileri olduğundan yandaşlarını feda edebiliyor. Son saldırılarda Arap ülkelerinin içine düştüğü durum bu konuda iyice belirginleşti. Sığınacakları ya da dayanacakları bir güç bulsalar emperyalizm yanlılığından hemen vazgeçerler. Kralların can güvenliği bir sorun. Güçler onları istedikleri yer ve zamanda bertaraf edebiliyor.

Müslüman coğrafyadaki kralların genel durumu dünden bugüne belli.

Müslümanların bilinç ve düşüncede sağlıklı düşünmelerini sağlayacak entelektüel bir bakış ve düşünüş, sorgulayış, çıkış yolu bulma çabalarının hızlanmasıdır. Birçok deneyim yaşandı, sonuçlar yanılgılar ve yenilgiler ortada. Yanlışları sürdürmenin ve ısrar etmenin kendilerine bir yarar sağlamadığı iyice anlaşılmıştır.

Emperyallerin daha açık ifadeyle Batılıların bölgeye, Müslümanlara bakışı çok belirgin. Gizli saklı bir durum söz konusu değil. Yüz ya da elli yıl önceki durumlar neyse bugün de aynıdır, değişen bir durum yok.

Bu bir savaş ve acımasız. Gazze'nin son durumu olanca çıplaklığıyla gözler önünde. Yokluğa, yalnızlığa ve çaresizliğine terk edilmiş bir halk ve bölge. Soluk aldırılmıyor. Soykırım sürüyor. Kendilerini garantör olarak bilen ülkelerin hiçbir şey yaptığı yok. Emperyal gücün dudakları arasından çıkacak olanları bekliyorlar. Şimdilik rölantiye alınmış ve sürece bırakılmış. Bundan da hayırlı bir sonucun çıkmayacağı kesin.

Her geçen gün çember daralıyor, roller değişiyor, emperyalizm ve güçler yapacaklarını yapıyorlar. Fakat Müslümanlar ise birbirleriyle uğraşmaktan, zayıflatmaktan, dağılmaktan başka bir şey yapmıyorlar. İşin tuhafı hâlâ emperyalizm tehlikesinin bile farkında değildirler. Bütün dikkatleri birbirlerini aşağı çekecek olan davranışlardan ve eylemlerden kaçınmayışları.