Yazar, Müslüman dünyasının Batı emperyalizminin tehlikesinin farkında olmadığını ya da umursamadığını savunuyor. Bunu, Müslümanların tekrarlayan işgal döngüsüne karşı bilinç yoksunluğu ve iç bölünmüşlüğüyle açıklamaya çalışıyor. Ancak bu analiz, Müslüman toplumların ezilmiş coğrafyalarda gösterdikleri direnişi ve farklı siyasi tercihlerinin aslında bilinçli seçimler olabileceğini göz ardı etmiyor mu?
Emperyalizmin kuşatmasındaki Müslümanlar hâlâ bu kavramın tehlikesinin ve vahametinin ya farkında değildirler ya da öylesine geçiştiriyorlar. Genç kuşaklar birçok şeyi fark edemeyebilirler. Geçmiş zamandan beri coğrafyamızı tehdit eden iki ana unsur var. Bunların başında Batı, Batı özelinde Amerika. Bir diğeri de Rusya. Rusya'nın 1980 sonrasında adeta beli kırıldı, bir türlü toparlanamıyor. Daha da güçlenmenin telaş ve çabasında. Yakın zamanda devreye giren Çin var. Batı emperyalizmini tedirgin eden bu güç hızlı bir büyüme ve yayılma gösteriyor.
Müslümanlar gerek bölgesel gerek inanış ve bütünlük açısından ayrı bir güç. Bu güç hem kendi gücünün farkında değil hem de parçalanmışlık, bölünmüşlük, duygu baskınlığı yüzünden darmadağın. Dahası ve asıl önemlisi bilinç yoksunluğu. Biz belli bir yaş grubunu aşmış bulunuyoruz, birkaç darbe ve olay yaşadık. Coğrafyamız dönem dönem işgal ve saldıralar altında kaldı. Hemen her saldırı ve işgal süreci gerekçeleri farklı da olsa birbirinin aynı. İşin tuhafı Müslümanların bu akışlarda olayın ciddiyetinin ve gelecekteki tehlikelerin farkında olamayışları. Bir olay yeni başlıyor, aynı tarzda sürüyor, sonuçlar ya işgal ya da yıkımla son buluyor.
Bu ciddiyetsizliği akılla mı, duyguyla mı yoksa köhnemiş kanıksamalarla mı geçiştireceğiz Tehlike aynı, işgal ve İslâm ile Müslümanlara karşı yürütülen savaş. Sıkı ve tutucu gibi görünen, bilinen başta Suudi Arabistan ve onun etrafındaki uydu ülkelerin durumu ortada. Emperyalizmin kuşatmasında teslim olunmuş asıl önemlisi de Batı ruh ve düşünce dünyasına gözü kara dalışı. Kendi toplumunu baskılarken, soluk aldırmazken bir de bakıyorsunuz ki Trump gibi birini karşılama törenindeki absürtlükleri. Genç kadınlarla gösterisi tam anlamıyla hem utanç vericiydi hem de aşağılayıcı bir durumdu. Pervasız ve sınır tanımaz olan Trump ise en aşağılık hakaret ve küfürler ile adamlarla dalga geçiyor.
Asıl sorun ise işgaller sürekli peşi sıra birbirini takip ederken sonuçlar aynı kapıya çıkıyor.
Müslümanlar çeşitli gerekçi ve bahanelerle birbirlerine düşerlerken emperyal güçler istediklerini elde ediyorlar. Sünni Saddam'ı İran'a saldırttılar bu savaş tam sekiz yıl sürdü. Her iki ülkenin ekonomik ve insan kaybı azımsanmayacak kadar çoktu. Saddam bununla yetinmedi emperyalizmin yol göstermesiyle Kuveyt'i işgale yeltendi. Asıl gerekçe Irak'a saldırmak ve işgaldi. O zamandan beri Irak ipotek altında.
Amerika'daki ikiz kulelerin saldırıya uğramasından sonra hedef Usame bin Ladin bahanesiyle Afganistan işgal edildi. Afganistan Sünni. Pakistan'daki suikastlar ve darbelerle ile kontrol altında.

3