ALMAK MI VERMEK Mİ
Birinden bir şey alırken ağırlaşıyor; verirken hafifliyorsunuz; size de öyle mi geliyor Yani almak mı rahatlatıyor; vermek mi
*
"PADİŞAHIMIZ BİLİR!"
"Ben bilmem; padişahımız bilir." konformizminin zincirlerinden boşalmadan demokrasi, hürriyet dolmaz buralara.
*
DİKSİYON VE HİTABET
Hocalarımız cumalarda, bayramlarda bir beş dakika kendileri konuşamaz mı Diksiyonu, hitabeti kıvamında... Huu; orda iki cümle kuracak biri yok mu! Hazır fotokopileri -ve bazıları telefondan- aynen okuyorlar da... Hayatın ritmine uysanız diyorum. Yüzünüzde de biraz tebessüm olsa! ok şey mi istiyorum! Alıcı; umucu olur, der, atalar.
*
HARP VE SULH
Savaş, savaştır; kandır, gözyaşıdır, yıkımdır. Aslolan sulhtur. Hele artık bu kıyamet zamanlarında savaşa bütün dünya kapılarını sıkı sıkıya kapamalı... Efendimiz aleyhisselatü vesselamın savaşlarının yekûnu birkaç ay... Diplomasi, meşveret, demokrasi, şeffaflık savaşların, açlığın, huzurun ilaçlarıdır.
*
NEFES
Bir ülkede yazarlar ne zaman hatır için değil; hakikat için kelime seçerse; o andan itibaren insanlık nefes almaya başlar. Bunun için biz biraz daha bekleyeceğe benziyoruz gibi de sanat izne bağlı yürümez ki...
*
DEVLERİN HIRSI
Devler aç kalınca saldıracak yer ararmış.
*
FAKİRLİK=HASTANE
Adım başı hastane; fakir toplum demek... Kaçımızın sofrası sağlıklı! Can boğazdan gelir. Boyalı cilalı gıdalar... Geçiştirmelik öğünler... Eee; kanser, ülser... Ameliyat, kemoterapi, iğne, ilaç... Bunlar sağlam vücudu çürütür. Ülkenin dörtte üçü hasta ise ülke nic'olur!
*
KURTULUŞ REETESİ
İstibdat insanlığın yakasını bırakmadan kurtuluşun adı, sanı yok!
*
NUMARASIZ SÖZLER
Git evde otur.
ay, kahve iç.
Bu işler sana göre değil.
Yaşına hürmet et.
Gençleri oyalama.
Gölge etme; yeter.
Milleti ters köşe yaptın.
Ders köşe beklerken...
Hak yedin, hak!
Yazık be!
Dünyanın ahireti var.
Değmezdi, ha!
Öteki yoranlar var zaten.
Sen de yâren olmadın.

28