Sözlük gözlüktür (2)

BAYRAM

Bayram mı Elime vurup ekmeğimi alma!

Kalemime, kâğıdıma karışma! Önümden çekil! Beni gökyüzüyle baş başa bırak!

«

PENCERE ÖNÜNDE

Ben pencerelerden seyredeyim; elim, iktidarım ve ömrüm kısa; yorduğunuz yeter dünyayı; bu beter hâlleriniz hayra alâmet değil!

«

TEZAT MEZAT İŞLER

Yollar, evler büyüdü; misafirlikler küçüldü. Okullar büyüdü; terbiye/eğitim küçüldü. Sesler büyüdü; sözler küçüldü. Paralar büyüdü; paylaşım küçüldü. Camiler büyüdü; maneviyat küçüldü.

Heey!

Eğitimden tarıma bu dökülüş kimin umurunda Meselâ meslek liseleri ihtiyaçlara göre üretime yönlendirilse... Sebzecilik, meyvecilik, arıcılık, hayvancılık... gibi. Fabrikaların yanında olsalar... Gıda fiyatları dünyada düşerken bizde altınlaştı. Neslimiz cılızlaştı. Et girmeyen eve dert girer. ember daralıyor. Nutukları bırakalım; gerçeğe dönelim. Hayal kurmayı, şiiri bize bırakın; sizler şu işlere bakın. ayı -ola ola- çay, muz, ceviz, badem... ithal ediyoruz. İnsaf da... Kim duya!

Şeey!

Yasakların çoğaldığı yerde, fakirlik ve cahillik çoğalır. İşte Almanya, işte Japonya... Açlıktan ağızları kokuyor! Ona yasaklı, buna pasaklı diye diye acınacak hâle geldiler! Yazık; onlara da acımak bize düştü!

«

"HAL BU Kİ"

Halbuki buraya oyun oynamaya gelmemiştik.

Halbuki buraya dünya biriktirmeye gelmemiştik.

Halbuki biz buraya savaşmaya gelmemiştik.

Halbuki biz buraya diploma biriktirmeye gelmemiştik.

Halbuki dünya fânî idi.

"Hal bu ki" buraya kendimizi tanımak, nakış nakış mevsimleri okumak için gelmiştik.

«

OYUN BİTERKEN

Doğum sancısı çekiyor dünya. Neye el atsan; elinde kalıyor. Ümitsizlik yok da fotoğraf böyle! Üzülmek insan işi; elbet; kalbimiz var. Okumayı bilirsek; dünya kolay. Bir dili var her şeyin. Sokaklar, reklamlar aldatmasın; geç! Haberler can sıkıcı. Bedava komedi seyri için; koşun diyorlar. Herkes "iyi" oynuyor rolünü.