YALAN VE ZAMAN
"Diline biber sürerim; yalan söyleme!"
Annem böyle böyle savaş açtı yalana.
Yalan diyeceksen; dolaşma buralarda!
İhtiyaç listesinin başına "yalansızlık" yazacaksın. Yalan ve insan yan yana gezmez; değil mi! Üzülme; hakikat ne söner ne siner; onun bir dirhemi bir nice yalanı yener. Gerçeklerin yalana yenildiğini kim görmüş kim duymuş! Yalanın şarlatanlığına bakma; zaman alevinin yanında saman alevinin hükmü mü okunur.
Sonsuz hakikat varken; olmayan bir şeyi getirme buralara!
«
MUADİLİYET
Siyaset; siyasetçi ile halk arasındadır. Yoksa araya memurlar girdiğinde oradan demokrasi gider. Hesaplaşma sandıkta olur. Zorlama ve horlamalar adı devlet olan yerde oluyorsa orda dur! Dün yasakları niye kaldırdık; darbeciler gitsin; asker/sivil dayatmalar bitsin diye. Eğitim, adalet, iktisadî durum niye bu kadar gerilerde; hürriyet ve şeffaflık nerde!
«
HASTALAR RİSALESİ
Ne oldu Bu tıp çaresiz kaldı mı; kaldı. Kanser milyonlarca insanı götürürken bu tıp nerde Hastalar Risalesi'ndeki her devaya tezler niye hazırlatılmaz! Reçeteye o iksir niye yazılmaz (Bu son iki sitem de doktor arkadaş, kardeş ve ağabeylerime olsun.)
«
EMİN BİR O BELDE
Dünyada, kim ne der, diye sağına soluna bakınmadan hakikatin konuşulduğu yerler var mıdır acep
«
ZITLIKLAR AHENK İİN
Ve şaşkın dünya... Açlık ve cehalet ve kavga... Kıravatlı adamların sofralarında kan... Ve savaşlar... Birinci, İkinci Cihan... Elde var gözyaşı, feryad u figan... Ve suskun dünya... Acılara ve ölümlere aldırmayan... Zıtlıklardaki hikmeti bilseydik, âcizliğimizi görseydik kavga eder miydik!
«
KAYIPLARA DAVETİYE
Biz neleri tartışıyoruz Deli saçması zamanlara mı düştük Öğretmen aynı şiiri her sınıfta ayrı okur, anlatır. Hayata uyar yani. Hutbede hocaların elinde bir kâğıt... Koy onu bir kenara da sen de birikenleri göz göze anlat be kardeşim! Hakikati hakkıyla haykıran kaç üniversite var; tısss...
Bu arada Meclis nerede!
Bunca öğretmen var; onların içinde mutlaka bir şeyler diyecek yok mu Yazarlar nerde Şairler sustu mu Ülkeyi yorduğumuz yeter. Ne İsveç'iz ne Norveç... Geç anam babam geç!
«
OLİMPOS'A TAŞ TAŞIMAK
oook oyalanıyoruz çoook! Olimpos'a taş taşıyan işçiler gibiyiz; zirveye tutunduk derken her seferinde gerisin geriye ve tekrar; nereye kadar Acı ve tuhaf ve çok yorucu...
«
İ/HATA
Ne söylesen suç...
Ne sussan hata...
Böyle bir ihata...
Hattâ suç mu yaşamak
Kuşlara göz kırpmak...
Taşları okşamak...
«
HÜRRİYET KOŞUSU
Şu demokrasiye dokunmayın da herkes işine baksın. Sen imalat yap; ben şiir yazayım. Öteki beriki fenafil iş olsun. Halkın seçtikleri her kimlerse koltuğunda otursun. Benim çocuğum, senin torunun yarın bayrağı devralacak. Aman, Menderes gibi başıma bir şey gelirse diye geri durmasın. Yoksa iyiler talip olmaz bu millet işine. Darbelerden ülke hep kaybetti; bundan sonra mı kazanacak; hey yavrum hey!

17