Yoo, düşürün şu seslerinizin tonunu; susun hattâ; kuşların bestesini, çiçeklerin eleğimsağma seslerini dinlemek istiyorum.
ok bağırıyorsunuz; karışık buruşuk ve dolgulu yüzlerinizle. Hınç alır gibi konuşuyorsunuz insanlıktan. "Tebessüm Şeytanı Sevindirir" cemiyetine/derneğine üyesiniz galiba!
Galiba "ölüm" bile değilsiniz; yoksunuz, yok. Bu yüzden güzellikleri yok etmek (kendinize benzetmek) için en bed ses tonlarınızla, üslûpsuzluğunuzla kuşları ve kurtları bile ürkütür, korkutur hâldesiniz.
Susmayacağınızı bile bile susun diyorum zira sizi dinleyenlerden bir kişi olsun vazgeçer diye.
Başarısız, savruk, durmadan değişen (ama değişmeyen) bir eğitim modelinde ısrar edince; siyaset de ticaret de tökezliyor, tıkanıyor; bir elbise bulamıyor kendine münasip.
Söyleyecek sözü olanları da dinlemiyoruz. Şöhreti ve iktidarı ele geçirenler -hepsi değil elbet- ele avuca sığmaz mı oluyor Oluyor ve soluyor yeni yeni filizler, koca bahar gibiler bile.
Böyle hâllerde bile oğlum, sen ümide, sen hürriyete, sen bahar olmaya yürü; o yollar hep açık...
Kuşlar yalan söylemez. Su ol, rüzgâr ol; hele hele ümit ol; karanlığa bile; hürriyet cennetinde olacaksın birdenbire.
Üslûpsuzlar! Sizler, hele sizler... Yazıp çizmeyin, konuşmayın. Hakaret, kabalık, kelimesizlik insana uzak şeyler... Bunu da bilin desem de... Yok!
Medeniyet dediğin üslûptur, usüldür, nezaket ve nezafettir.
Yazdığımız, konuştuğumuz yerleri kirletmeyelim. Yazmak, konuşmak kelime ister. Susmak için kelimeye gerek yok; bir talimin yoksa; sus! Diline hâkim değilsen; ortalığı alt üst ederek açığını kapatmaya çalışma.
Üslûp insanın aynasıdır. Kelimelerini tartmadan hiçbir "tartışmaya" girme. Tartışma kültürü olmadan kültür tartışması zaten olmaz.
Tartışmak...
Tart--mak -- tan gelir.
Dengelemek -- bir yerde...
Had bilmek -- aynı zamanda.
Tartışırken -- tartıldığımız biline!
«
Sevgili Oğlum,
Şunu gördüm ki çok zaman gereksiz çene yoruyoruz. Yalan; doğruları susturmak için her yolu deniyor da... Nafile. Sen, sen ol; arada kaybolma. Otur, kendini doldur. Soran olursa konuş. Üslûp da üslûp... Ses tonunu kelimelerle yoğur. Kendini parçalama. Sakin ol. Gerçek müşteri aradığını bulur; merak etme.

18