Hayat bu dünyaya sığmaz

Rolünü iyi oyna(ya)mayan sadece tiyatrocular değil ki ülke açlık ve yoksulluk sınırında... ("Mutlu azınlık" kendini biliyor.)

*

Hak etmeyenler milyon paraları paralıyorlar. "Havaya fişek" atıyorlar; Boğaz'ın en "Boğaz" yerlerinde! Bunlar gördüğümüz...

*

Dün yasaksız Türkiye, konuşan Türkiye diye yollara düşmüştük. ok gençtim. Edebiyat, siyaset, ticaret, eğitim yollarında durmak bilmeyen bir koşu içindeydim. ok yoruldum çok. Şimdi yaş aldı başını gitti. Dün ulaştığımız adreslerin çoğundan bugün iz bile kalmadı. Hâlâ demokrasi, adalet, hürriyet, para peşindeyiz. Gelir dağılımında, hukukta gerilere, gerilere, gerilere gitmek için bu "gayret" nicedir!

*

ok da siyasî olduk, ama ortada o "siyaset" yok. (Hamaseti siyaset zannedenler" konu dışı...)

*

Şiirden, sohbetten de uzaklaştık. Elimize ne geçti

Hele en nazik yerlere neleri çıkardık.

Hutbede siyaset olmaz hoca! Orası tevhid yeri... Anlat nübüvveti... Öldükten sonra dirilişi... İbadeti, adaleti... Etme tutma hoca! Ruz-u mahşer var; makamlar karıştı hoca!

*

Meseleler Meclis'te enine boyuna ortaya konur; benim bildiğim. Yok; orda da konuşulmuyor.

Dernekler, vakıflar veya nüfuzu ele geçirmişler bulunduğu yeri siyasetin emrine veriyor.

Hele bir ya da birkaç kişinin binlerce kişi adına karar vermesi tuhaf, düşündürücü ve hak ihlali...

Meşvereti anlarım da... Ferdî kararlar ferdi bağlar; seni, beni değil...

Hem senin okuduğun o kitapları, başkaları da okuyor; başka anafikir çıkarıyor. Sanattan, edebiyattan uzak olunca; anlamsızlıklar ayrık otu gibi etrafı sarıyor.

*

İçimiz dışımız karardı. Herkes her şeyi "bilir" oldu! ok şey gürültüye, gevezeliğe, görgüsüzlüğe, kabalığa, sevgisizliğe, üstün körülüğe kurban gidiyor.

Bu nezaketsiz hâller, hâl değil... Ciddiyete, güler yüze, muhabbete ihtiyacımız her gün biraz daha artıyor.

*

Dünyayı, hayatı, yaşamayı yani burada misafir olmanın ne olduğunu anlamadan mı gideceğiz!

*

Şunu niye demez aydın kesim: "Bu hayat denilen sonsuz güzellik; bu dünyaya sığmaz; sonsuz, başka bir hayat var.Buraya bağlanmak akıl işi değil; gel, bitmeze talip ol! Burası çekirdek hayat; ötelerde ağaç olacak. Sözler'de bunların hepsi cevaplı da dili ağır; anlamıyorum diyen aydınlarımıza da selam ile ve ne ki dün bunları köylülere yazdırmış Said Nursî.

*

Şimdi bir de Risale okuyanlara sözüm: Bir yerde bir sıkıntı var ki dünkü ilgi bugün yok bu eserlere. Ayna değil de perde mi oluyoruz diye herkes kendine sorsun. Siyaset gözlüğünü gözümüzden atalım. Said Nursî'yi okuyanlar anladı mı önce! Dünyanın birinci işi Sözler'e kulak vermek şu ân ve daha daha ta kıyamete dek...