Üçüncü dünya savaşı bu mu acaba

İş sonunda güçlü olanın güçsüzü bombalarla, ölümlerle, hoyratça ve küstahça ezme noktasına kadar geldi.

Özgürlüklerin, temsili demokrasinin, liberal değerlerin yaşadığı krizin, ekonomik eşitsizliklerin, sert kültür karşılaşmalarının sonucu ve geldiği aşama bu…

Savaş iklimi aslında tüm dünyayı kuşatmış durumda.

Belki bu çağın dünya savaşı bu. Hâkimiyet peşinde koşan azgın liderlerin dünyası…

Trump diye bir adam; Amerikalının, dünya haritasını, hangi ülkenin nerede olduğunu bilmez. Orta Amerikalının seçtiği bir dünya lideri; haydut gibi davranıyor, baskın yapıp başka liderleri kaçırıyor, bir diğer ülkenin manevi liderini, neredeyse önemli tüm yöneticilerini öldürüyor. Yanında Gazze kasabı Netanyahu ve İsrail var. Avrupa ülkelerinin pek çoğu eleştirilerini ABD'ye değil, tepki gösteren İran'a yöneltiyor…

Oyunun kuralı ya da kuralsızlığı artık bu.

Her yerde, farklı biçim ve düzeylerde kurumların, demokratik ilkelerin yerine duvarların, çıkarların, millî devletin güçlenmesine; güç ve çatışmanın öne çıkıp bir değer hâline gelmesine; güçlü siyasi irade arayışlarına tanıklık ediyoruz.

Kurum karşıtlığı, şahıs rüzgârı, yabancı-göçmen istemezlik dalgası, tekil siyasi irade vurgusu… Örneğin rüzgâr çift taraflı esiyor. Dahası, toplum farklı kutupları ve katmanları tarafından talep ediliyor. Adını nasıl koyarsanız koyun: militarist popülizm, yeni faşizm…

Sorun, bu dalganın kendisine uygun toplumsal hâller üretmesidir.

Hem siyasi arzda hem toplumsal talepte baş göstermesidir. Bu dalganın farklı ülke ve kültürlerde farklı tezahürleri var ama pek çok ortak noktası da var.

Bu noktaya nasıl gelindiğini anlamak için biraz geriye sarmak gerek…

Evet, ortada yeni bir siyasi dalga var.

Liberal değerlerin, neo-liberalizmin, siyaset ve toplum üstü kural ve kurumların ürettiği toplumsal tepkilerden beslendiği muhakkak.

Bu yeni siyasi dalga işe, baş gösterdiği her yerde işçi, esnaf, dindar, seküler, orta sınıf vb. gibi toplumsal katmanlara işaret ederek; sistemin veya rejimin dışladığı bir mağdur retoriği ve tanımı yaparak başlar.