Birlikte mi, ayrı ayrı mı: Bütün mesele bu…

Ali Bayramoğlu
21.02.2026
1

Şunları söylemiştim, son yazımda: "Kürt meselesinin çözüm yoluna girmesinin üç katmanı bulunuyor İlk katman silahlı örgüt ve kalkışmanın varlığıdır. İkinci katman Kürt sorununu yaratan asli sorunlardır. Üçüncü katman Kürtlerin siyasi ufku ve geleceği meselesidir.

İlk katmanda önemli bir irade ortaya kondu, adımlar ve atılacak.

Geriye kalan iki katman, Kürtlere ilişkin "haklar" ve "alanı" meselesidir.

Haklar ve alan meselelerinin birbirine bağlı olduğu açıktır. Beklentiler dikkate alınırsa Türkiye bakımından haklar, ana dilde eğitim, anayasal vatandaşlık ve yeri demokrasi olarak tanımlanabilir. Alan ise siyasetle, siyasi örgütlenmeyle ilgili bir meseledir. Bu haklara ilişkin talepleri kim taşıyacak," Kürtlere ilişkin siyasi ufuk ve gelecek ne olacak" sorularını , ancak siyasi, temsili bir yapı taşıyabilir ve belirleyebilir. Kürtler bakımından demoratik siyaset veya silahsız siyasetin esas anlamı da bu olmalıdır.

Irak modeli haklar ve alan bakımından son derece açık. Kürtler siyasi dokusu hem Irak sisteminin kurucu parçalarından birisi, hem Kürtlerin yaşadıkları alanı üniter devlet mahtiği içinde idare eden bir yapı.

Suriye'deki Kürt taleplerini biliyoruz. Mutlat özerlikten başlayan, silahla direnen, gelinen noktada Suriye sistemine entegrasyonu kabul eden bir durum var. İstikameti belli olmakla birlikte ayrınıtlır da durum hala çok değil. Kürtlere bir alan bırakılaçak ama siyasi varlık meselesi hala tartışmalı. Nitekim Maluz Abdi, son söyleşilerinden birisinde şöyle diyor: "Biz SDG'yi de içine alan bir Suriye çözümü istiyoruz..." Bunu da şöyle tanımlıyor Mazlum Abdi: " SDG, Suriye ordusu içinde kendi tugayları olarak kabul edildi; daha önce böyle değildi. Ayrıca Kürtçenin eğitimde resmi bir dil olarak tanınması için müzakerelerin sürdürülmesi kararlaştırıldı. Bu, özerk yönetimin 14 yıldır kurumlar kurarak ve çocuklara eğitim vererek yürüttüğü emeğin resmi ve hukuki olarak tanınması demek..."

Özerklik vurgusunu gözardı etmemek gerek...

Alan meselesinde kritik husus o ki, son 10-15 yıldır Suriye Kürt örgütü ile Türkiye'nin Kürt örgütü içe girmiş durumda. Türkiye bu bakımdan Suriye ve Türkiye arasına kalın çizgiler çekmek istiyor. Suriye ve Türkiye Kürtleri için ise Rojava hala ortak bir tasavvur ve ufuk ve siyasi alanı ifade ediyor.

Peki hedef ne Kürt hareketinin Türkiye'de de Suriye'de de esas meselesinin bir yerde ve alanda siyasi irade olmak ve siyasi iradeyi kullanmak olduğunu inkar edemeyiz.

Veriler bunlar...