Hukuk Devleti ve Cindoruk

Cindoruk'u 'gerçek devlet adamı' olarak anmak, bugün siyasette böylesi figürlerin neden bu kadar nadir kaldığını sorgulamaya açar mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Necmettin Cindoruk'un ölümü vesilesiyle, laik rejime, hukuk devletine ve demokrasiye bağlı nadir bir siyasetçinin kaybını vurgulamaktadır. Yazar bunu söylemek için, Cindoruk'un hayatı boyunca çeşitli siyasal krizlerde tanıklık etmiş ve özellikle 1950-60 DP dönemini özeleştirebilmiş olmasını göstermektedir. Ancak bugün 'böylesi devlet adamları pek bulunmaz oldu' demek, bu türden siyasetçilerin neden ortadan kaybolduğunu açıklamaktan ziyade, nostalji ile mi yoksa gerçek bir kurumsal kriz ile mi karşı karşıya olduğumuz sorusunu bırakır.

Yakın tarihimizi bizzat yaşamış, çok önemli siyasal olaylara tanıklık etmiş, çok değerli bir devlet adamını yitirdik.

Cindoruk 1933 yılında İzmir'de doğdu, Ankara Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 27 Mayıs 1960 askeri hareketinden sonra kurulan Yassıada Mahkemesi'nde 27 yaşında genç bir avukat olarak DP'nin ileri gelenlerinin savunmasını yaptı.

Değerli devlet adamı Cindoruk'la yaşam içinde hayat çizgilerimizin kesiştiği süreçler olmuştur. O Yassıada duruşmalarında avukatlık yaparken ben de ondan üç yaş genç bir hukukçu olarak 1961 Anayasası'nı hazırlayan 1961 Kurucu Meclisi üyeliğine seçilmiştim.

Cindoruk 1960 öncesini, 1960 sonrasını ve 1980 olaylarını bizzat yaşadı. 1990 öncesinde Samsun, ardından Eskişehir milletvekilliği yaptı, ardından 1991-1995 yılları arasında Meclis Başkanlığı'na seçildi. Daha sonra kurulan Demokrat Parti Genel Başkanlığı'nı 2011 yılına kadar yürüttü.

Cindoruk DP'nin ilk kuruluş dönemindeki temel ilkelere bağlıydı. Onun en önemli niteliği, 1950- 1960 DP döneminin özeleştirisini yapabilmiş nadir siyasilerden biri oluşudur.

Cindoruk'la zaman zaman telefonla görüşür anayasa ihlalleri ve hukuk devleti uygulamaları hakkında görüş alışverişi yapardık. Cumhuriyet gazetesinin önemini daima belirtirdi. Cumhuriyet gazetesinin hukuk devletine bağlılığı ve demokrasi savunuculuğunu överdi. Gazetenin yaşamasının son derece önemli olduğunu belirtirdi.