İnat ve yanlışta ısrar kötü huyludur

Beşiktaş'ın kadro karmaşası ve Sergen Yalçın'ın taktik tercihlerindeki sapma, takım içi bilinmezlikleri artırırken, Samsun Başkanı'nın küstahlığı ve Galatasaray yöneticisinin hakem eleştirisi futbolun ahlakını sorgulatıyor; peki, bu kaos yöneticilerin mi yoksa sistemin mi başarısızlığı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Beşiktaş'ın Oh, Cerny, Djalo, Felix, Jota Silva ve Vasquez gibi oyuncularının performans sorunlarını hocasının kadro tercihleri ve taktik kararlarına bağlı tutarken, aynı zamanda Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım'ın küstah açıklamaları ve Galatasaray yöneticisinin hakem suçlamaları futbola yerleşen ahlak krizini vurgular. Yazarın temel iddiası, takım içindeki kaosun hepsi Yalçın'ın sorumluluğunda olsa da, yönetici davranışlarının da sporun temel değerlerini zedelediğidir. Futbolda disiplin ve onur kalmamışsa, teknik başarının anlamı ne kalır?

Hyeon-gyu Oh... F.Bahçe maçında olduğu gibi Samsun maçında da çocuğa tek bir top gelmedi... Ne bir hücum organizasyonu, ne bir asist, ne de kafasına gelen bir orta... Hâlbuki ceza sahası içinde, gol yollarında yakaladı mı gayet başarılı.

Gelin görün ki "Beşiktaş'ın santrforu değil" algısı tavan yapmış durumda... Çocuğun santrfor gibi oynatılmaması daha büyük problem... Cerny... Cengiz'e yer açmak adına solda oynadığı da oldu, ortaya gelip "8" oynadığı da...

Saha içi coğrafyasından memnun olmadığı hep yüzüne yansıdı... Adamdan istediğimiz verimi hiç alamadık. Ya idman metodu, ya ikili ilişkiler, ya oynadığı yeri yadırgaması ya da ailevi özel durum... Djalo... Bence patlama gücü yüksek, seri, pozisyon bilgisi üst seviyede, kaliteli bir oyuncu...

Lakin üst üste iki maç yapamıyor. Yapmasına izin verilmiyor... Felix, gönderilecekler listesinde olmasına rağmen takımda devamlı yer buluyor. Bu da kafasında büyük bir paradoks yaratıyor... Forma adaleti sorunsalını iliklerine kadar yaşayanlardan...

Jota Silva... Hocamız, soyadı Silva olan topçularla yapamıyor anlaşılan... Sağlıklı bir oynama disiplini yaşayamadı... İstanbul havası gibi parçalı bulutlu görev almasından dolayı verimsiz gözüktü...

Vasquez... Devre arasında geldi... Verilmek istenen mesajın en net örneği... Adam bir saniye oynatılmadı. Et mi, tavuk mu kimse bilmiyor... Bir maç yahu! Bir maç oynatılmaz mı diye sormadan geçmeyeceğim...

Cengiz... Bir umutla alınmış olabilir... İkili ilişkilerle Beşiktaş'a gelmiş de olabilir... Bazı şeyleri kanıtlaması için süre de verilmiştir kendisine... Ama "yeter artık hocam" seviyesine getirmeye hakkınız yok insanları...

Farklı türden bir sürü sorunu olan ve bunların hepsinin bir şekilde hocaya bağlı bulunduğu problemlerle dolu bir futbolcu sarmalını yatırdım masaya... Hepsini Sergen Yalçın'ın çözmesi gerekiyor...

Kadro tercihleri ve taktik anlayışın bu kadar sapma yaşamasını da açıklamalı... Camianın yüzde 90'ı da tatmin olmalı tabii... İnanın bana, takım içinde bu kadar bilinmezlik ve kaos iyi değildir... İnat ve yanlışta ısrar kötü huyludur!!!!

BEŞİKTAŞ CAMİASINDAN ÖZÜR DİLEYENE KADAR SİZİN SAMSUN BAŞKANLIĞINIZI TANIMIYORUZ...

Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, Beşiktaş maçından sonra yine ortamı germeye yönelik, yine vurdumduymaz, yine pervasızca ve bulunduğu koltuğa yakışmayacak bir açıklamada bulunmuş...

Demiş ki: "Beşiktaş'ı ezerek yendik." Sayın Yıldırım, öncelikle şunu söylemeliyim ki; Sizden bin tane daha yan yana gelse yine Beşiktaş'la kantara çıkamazsınız... Bu kullandığınız üslup sporun ruhuna aykırı. Birleştirici değil, ayrıştırıcı; hatta tahrik edici...