Şimşek" (1923), Peyami Safa'nın "Sözde Kızlar"dan sonraki ikinci roman. Kanaatimce romancılığının temel özellikleri daha bu eserde kendini gösteriyor.
Safa, sonraki çoğu romanında olduğu gibi "Şimşek"te roman kahramanlarının ruhsal dünyasına odaklanıyor, öyküyü madde-ruh, Doğu-Batı gibi iki gücün çatışması üzerine kuruyor. Psikoloji, en önemli ilgi alanlarından biri. "Şimşek"teki çoğu karakterin psikolojik sorunları var. Hasta, huzursuz, gergin, sıra dışı karakterler.
Bir de Peyami Safa'nın kadrajına sık sık giren çevreler var; dejenere olmuş, ahlâken yozlaşmış bir kesim! Özellikle kadınlar... "Şimşek"te başta Pervin olmak üzere Mahmut Paşa'nın torunu Sacit'in köşkünde eğlenen kadınların çoğu dejenere, cahil, ahlâken düşük, güvenilmez, gayr-i meşru ilişkiler yaşayan karakterler. Safa bence bu tür kadınlardan hiç hazzetmiyor. Onları romanlarında özellikle teşhir ediyor hatta "Şimşek"te başta Pervin olmak üzere bu tür dejenere kadınlardan intikam alıyor.
Romandaki ikinci temel figür ve çatışmanın bir ucu; maddeci, duygusuz, kadını salt bir cinsel meta olarak gören, şehvetperest, ahlâki hiçbir değeri olmayan, pratik, pragmatik erkek karakter. Yırtıcıdır o, girişken, erkeksi nobran güç! "Şimşek"te bu gücü -ki aynı zamanda Batı'yı simgeler- Mahmut Paşa ve oğlu Sacit temsil ediyor. Karşıda ise, kalbiyle hareket eden, merhametli, duygulu hatta maddeci güç tarafından miskin, yufka yürekli, mızmız, edilgen, zayıf, iradesiz olmakla suçlanan Müfid var. Şark o!.. Atılgan değil, duygusal ve kararsız, tahakküm altında. Pervin ise bu iki güç (Sacit-Müfid, Garp-Şark, madde-ruh) arasında gidip gelen zayıf bir kadın. Kimi kez Sacid'in erkeksi, buyurgan, kararlı gücüne eğilimli, kimi kez Müfid'deki sevgiye, duygusallığa, romantizme... Ama ne tek başına erkeksi kararlılık ve maddi güç (Sacid) ne de ruhsal nezaket, duygusallık (Müfid) ona yetiyor. Dolayısıyla hiçbiri Safa'nın ideal karakteri değil. Batı, salt maddeye, tene, çıkara önem verdiği; Doğu salt kalbe, ruha, duyguya değer verdiği için eksik. Bu eksiklik nedeniyle romandaki üç karakter de (Müfid, Sacid, Pervin) mutsuz, huzursuz, büyük ruhsal travmalara maruz kalıyor.
Peyami Safa, ahlâkçı, ruhçu bir yazar. "Şimşek"te bu nedenle Müfid'e daha olumlu baktığı söylenebilir. Ama eserde madde ile ruhun, Garp'la Şark'ın bütünleşmesinden, böyle bir sentezden yana olduğu anlaşılıyor.

2