Zorla aldığı tahtı gönüllü vermişti!

Hamed bin Halife'nin 1995-2013arasındaki 18yıllık iktidar dönemi, Katar'ın ekonomik yönden en çok büyüdüğüvediplomatik açıdan da en geniş alana uzandığı dönem oldu. Küçük bir yarımada devleti, bu dönemde doğal gaz zenginliğini akıllıca değerlendirerek dünyanın kişi başına geliri en yüksek ülkeleri arasına girdi.Bu dönemde ülkenin daimî anayasası kabul edildi ve bilgi temelli bir ekonomi geliştirmeyi hedefleyen "Katar Ulusal Vizyonu 2030" hazırlandı.

Yine onun döneminde ilk belediye meclisi seçimleri yapıldı, Enformasyon Bakanlığı'nın kaldırılmasının ardından basın, medya ve ifade özgürlüğünün önü açıldı.

Bu dönemin en dikkat çekici hamlelerinden biri, El Cezire televizyonunun kurulmasıydı. Arap dünyasında haber ve tartışma kültürünü kökten değiştiren bu kanal, Katar'ın yumuşak gücünün en etkili aracı haline geldi.

Katar bir yandan topraklarında ABD askeri üssü kurulmasına imkân tanırken, öte yandan özellikle Filistin konusunda ABD ve İsrail'in karşı çıktığı tavırlar sergilemektençekinmedi. Arap halk ayaklanmaları sürecinde ise halkların değişim taleplerine destek veren ender Arap yönetimlerinden biri olarak öne çıktı ve Suriye'deki direnişe maddi destek verdi.

Arap âleminde yönetim biçimleri "cumhuriyet, krallık, emirlik" gibi farklı adlar taşısa da ortak özellikleri, devletin başına geçen kişininölünceye kadarkoltuğu bir başkasına teslim etmemesidir. Yani saraydan sonraki adres mutlaka mezarlık olur. İşte Hamed bin Halife, bu geleneği kendi iradesiyle bozan ilk Arap lider oldu. 25 Haziran 2013'te, henüz 61 yaşındayken tahtı 33 yaşındaki veliaht oğlu Temim'e devretti.

Bu kararın gerekçesini açıklarken genç neslin aktif güce sahip olduğunu, yeni döneme uygun projelerinin ve parlak fikirlerinin bulunduğunu, dolayısıyla önlerini açmak ve kendilerine fırsat vermek gerektiğini ifade etmişti. Gerek kendi döneminde gerçekleştirilen ekonomik büyüme ve diplomatik açılım, gerekse saltanatıgönüllü olarakgenç yaştaki oğluna teslim etmesi, 1995'te tahtı babasından almasının kişisel hesaplar için değil, ülkenin yararını gözetmesinden kaynaklandığınadelil sayıldı.