Siz ülkenin sahibi misiniz bekçisi mi

ABD'deki görüşmelerde ateşkes sağlandığının ilan edildiği gün siyonist katiller Lübnan'da katliam yaptı. Şimdi kalkmış Lübnan Başbakanı İran'a seslenerek; "Güneyimize merhamet edin, onu ve halkını müzakerelerinizin şartlarını iyileştirmek için yalnızca bir pazarlık kozu olarak görmeyi bırakın!" diye çağrıda bulunuyor.

Eğer Güney Lübnan'da yaşayan halk adına birilerinden insaf dilenmen gerekiyorsa git, kim saldırıyorsa ondan insaf dilen! İran, ABD ile müzakerelerinde Lübnan'ı bir koz olarak mı kullanıyor yoksa Lübnan'a yönelik vahşi saldırıların durdurulması için eline geçen kozları değerlendirmeye mi çalışıyor En başta bu konuda doğru tespit ve teşhiste bulunmak için kendin insaflı ol!

Herhangi bir ülkenin ve yönetimin bir konudaki yanlışlarına itiraz etmemiz ona her konuda karşı olmamızı, tavır almamızı gerektirmez.

Bugün Lübnan halkı siyonist yayılmacılıktan ve saldırganlıktan dolayı ciddi bir tehdit ve tehlikeyle karşı karşıyadır. Bu tehdit ve tehlike karşısında aslında Lübnan'ın yapması gereken siyonist katillerden ve onların arkasında duran ABD'den insaf dilenmek değil onları hizaya getirecek bir mücadelenin bileğini güçlendirmektir.

İşgal rejimi şimdiye kadar Lübnan'la yapılan ateşkes anlaşmalarının hiçbirine riayet etmedi. Son yapılan ateşkes anlaşması karşılıklı bir uzlaşmadan ziyade bir tarafın diğer tarafa tam anlamıyla teslim olması anlamına gelen içerik taşıyordu. İşgal rejimi, Lübnan tarafından Hizbullah'ın saldırılarının tamamen durdurulması ve milislerinin Litani Nehri'nin arkasına çekilmesi karşılığında Beyrut ve Dahiye'ye yönelik hava saldırılarını durduracağını söylüyor, ama kara saldırılarını durdurma konusunda hiçbir taahhütte bulunmadığı gibi Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği bölgelerden de çekilmeyeceğini bildiriyordu.