Siyonist canavarlar Lübnan'da yine katliam yaptı
Yazar, siyonist vahşete karşı direniş gösterenleri eleştirmek yerine desteklemek gerektiğini savunuyor; peki ateşkes imzalanmasına rağmen devam eden çatışmaları durdurmak için başka hangi yollar denenmiştir?
Yazı, Trump'ın İran tehditlerine rağmen ateşkese yanaştığını ancak siyonist katillerin Lübnan'da katliama devam ettiğini belirtir. Yazar, bu durumu insanlığın ayıbı olarak nitelendirirken, direniş güçlerini eleştirenleri de sorumlu tutar. Peki, uluslararası toplumun müdahalesizliği ile direniş örgütlerinin rol seçimleri arasında gerçekten doğrudan bir bağlantı var mı?
Amerikan emperyalizminin başkanlığını yapan Trump, geçtiğimiz Salı günü yaptığı açıklamalarda o gece İran'da bir medeniyetin yok olacağını, İran'ın taş devrine döneceğini ileri sürüyordu. Aslında bu açıklamalar aynı zamanda Amerikan emperyalizminin ne kadar iğrenç ve ne kadar vahşi bir anlayışa sahip olduğunu da açığa vuruyordu. Ama Trump, böyle bir şeye girişmenin kendisine de maliyetinin ağır olacağını görmek zorunda kaldığından veya bırakıldığından ateşkese yanaşmak zorunda kaldı. Ne var ki ABD'nin her yönden desteklediği siyonist katiller bunu Lübnan'da fiili olarak gerçekleştiriyorlar. Siyonist katiller tarafından bu ülke harabeye çevriliyor.
İnsanlık ve tabii özelde İslam âlemi siyonist vahşetin Gazze'de önüne geçmek için elle tutulur hiçbir şey yapmadı. Tam aksine siyonist katilleri durdurmaya çalışan direniş güçlerini eleştirerek, "Boyunuzdan büyük işlere neden girişiyorsunuz; İsrail'in arkasında ABD'nin, İngiltere'nin, Fransa'nın ve Almanya'nın durduğunu görmüyor muydunuz" diye itirazda bulundular. Sanki Filistin direnişi karşılarına çıkmasaydı, siyonist katiller yerinde duracaktı, saldırgan politikalarını sahaya taşımaktan vazgeçeceklerdi!
İşte bugün görüyorsunuz, Lübnan işgalci katillerle ateşkes imzaladığı ve ateşkese de büyük ölçüde riayet edildiği halde siyonist katiller bu ülkede korkunç katliamlar gerçekleştirmeye devam ediyor.

4