Böyle bir rekabet beraberinde askeri tehdit getirdiği gibi bir soğuk savaş dönemi başlattı. Bunun üzerine başını ABD'nin çektiği kamp, komünist ve sosyalist doğudan gelen tehditlere karşı hazırlıklı ve tedbirli olmak amacıyla 1949'da kısa adı NATO olan Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü isimli askeri ittifakı; buna karşı Doğu bloku da 1955'te Varşova Paktı adını verdiği ittifakı kurdu.
Bu iki ittifakın kurulması aslında BM'nin kuruluşunda öne çıkarılan amaçlara tamamen tersti. Bir tarafta yeni bir savaş felaketi yaşanmaması ve insanlığın barış içinde yaşaması amaç olarak öne sürülürken diğer tarafta tüm insanlık açısından ciddi savaş tehditlerini özünde barındıran kutuplaşmalara ve bloklaşmalara gidiliyordu.
1991'de SSCB'nin dağılmasından sonra Varşova Paktı sahipsiz kaldığı için kapandı. O zaman "Varlık gerekçesi ortadan kalkan NATO da kapanacak mı" sorusu sorulmaya başlandı. Ama NATO örgütsel varlığını sürdürmeyi tercih etti ve bu kez varlık gerekçesi olarak "uluslararası terör" olgusundan yararlanmaya çalıştı. İşin gerçeğinde bu olgu kısmen bir gerçekliğe sahip olsa da büyük ölçüde kurgusaldı.

14