Bugün muhtelif İslami kurumlar İslam dünyasının farklı bölgelerinde, etleri ihtiyaçlı kişilere bağışlanmak üzere vekaleten kurban kestiriyorlar. Bu uygulama günümüz şartlarında ümmet birliğini ve dayanışmasını güçlendirme açısından çok yerinde ve faydalıdır. İmkanları olanların buna destek vermeleri gerekir.
Bu uygulama, Müslümanların bir ümmet olduğu bilinciyle yürütülen kapsamlı bir seferberliktir. Özellikle bu yıl Filistin'e, bilhassa Gazze'ye uygulanan abluka ve işgal rejiminin ateşkes şartlarını yerine getirmeyerek uluslararası kurumlar vasıtasıyla yapılan insani yardımlara engel olması yüzünden kutsal toprakların bekçileri ciddi sıkıntılar yaşıyor. İşgalci Siyonist devlet, Gazze halkını açlığa ve yavaş ölüme terk etmek istiyor.
"Kudüs ve Filistin için ne yapabiliriz" sorusunun cevaplarından biri, işte bu kurban vesilesinin değerlendirilmesidir.
Bu konuda başvurulması mümkün bir dayanışma formülü de şudur: Birkaç kişi bir araya gelip bir kısmının kurbanını kendi beldesinde keser, diğerlerinin parasını bağış olarak gönderir; böylece hem komşu hakkı gözetilir hem bağışta bulunulmuş olur.
Kurban bayramı günlerinde ifa edilen hac ibadeti de çok anlamlıdır. Bugün İslam dünyası ağır sıkıntılarla karşı karşıyadır. İslam karşıtı güçler, Müslümanların dinini şekillendirmeye, müfredatlarına müdahaleye dahi cüret edebiliyor. Müslüman halkların içinden çıkan bazı yönetimler, dışarıdan telkin edilen baskı politikalarını kendi halklarına uyguluyor. Bunların temelinde, gerçek bir ümmet bilincinin ve buna dayalı koordinasyonun bulunmaması yatıyor. Hac, bu açıdan bir ümmet zirvesidir. Orada ulusal kimlikler değil Müslüman kimliği geçerlidir ve takvadan başka hiçbir üstünlüğün değeri yoktur. Usûlüne göre eda edilen hac, insanı günahlardan arınmış olarak geri döndüren büyük bir fırsat, dünya Müslümanları arasında kaynaşma ve dayanışmanın vesilesidir.

37