Bir ara Hamas'ın ve İslami Cihad Hareketi'nin öncülerinden 400'den fazla şahsı gece yarısı evlerinden toplayıp Lübnan'ın Mercu'z-Zuhr bölgesine sürgün ettiler. Avrupa ülkelerinin birçoğu onları davet ettiği halde ve işgal rejiminin tehdidi altında olacaklarını bilmelerine rağmen onlar kendi vatanlarına dönmek dışında hiçbir seçeneği kabul etmedi.
İşgal rejiminin bu konuda en sık denediği yöntem ise hareketin lider kadrosunu, fikir ve hareket öncülerini ortadan kaldırmak olmuştur. Bu yüzden bütün vücudunun felçli olmasına rağmen Şeyh Ahmed Yasin'i korkunç bir füze saldırısıyla şehit etti. Onun yerine geçecek kişiyi de öldüreceği konusunda tehditte bulundu. Buna rağmen Prof. Abdülaziz Rantisi, hareketin liderliği görevini üstlenmekten çekinmedi. Gazetecilerin, İsrail tehditlerine rağmen nasıl bu görevi kabul etme cesareti gösterebildiği sorusuna; "Hasta bir şekilde yatağımda ölmeye füzelere hedef olarak şehit edilmeyi tercih ederim!" diye cevap vermişti. Nitekim öyle oldu ve o da işgalci katillerin, arabasını hedef alan füze saldırısında şehit edildi.
İşgal rejimi daha sonra da Hamas liderlerini tek tek ortadan kaldırmak için nokta atışları gerçekleştirdi. Bu saldırılara karşı Hamas mücahitlerinin de intikam saldırıları gerçekleştirmeleri üzerine vazgeçti.

33