Birinci intifadada çocuklar işgalci askerlere taş attıklarından, o zaman muhalefette olan ve güya siyonistlerin sol kanadını temsil eden İşçi Partisi'nin liderliğini yapan İzak Rabin, askerlere taş atan çocukların kol ve bacaklarını taşla ezmelerini tavsiye etmişti. O yüzden "kemik kıran Rabin" olarak adlandırılıyordu. Bu Rabin'in daha sonra Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldüğünü bilmeyenlere hatırlatalım.
Daha sonra başka yerlerde de işgalci vahşet sebebiyle yaralanan Filistinli çocuklardan bazılarını gördüm. Bunlardan biri de, 31 Temmuz 2015'te yerleşimci çetelerin Nablus yakınında bir evi yakması sonucu yanan ailenin ağır yaralı olarak kurtulan tek ferdi olan ve sabotajın düzenlendiği tarihte henüz 4 yaşında olan Ahmed Devabişe idi. Onu da uzun süren tedavilerin ardından biraz toparlanıp yürümeye başlamasından sonra görmüştüm.
Bizim gördüğümüz ve duyduğumuz gerçekleri uluslararası kurumlar bilmiyor değildi. Çünkü bu gerçekleri sadece biz konuşmuyorduk; bizzat siyonist katiller kendileri ağızlarıyla itiraf ediyordu.
Gizli bir siyonist terör örgütünün lideri olan Haham Aydo Alba yaptığı bir açıklamada karşı direnişin durdurulamaması halinde kadın ve çocukların da öldürülebileceğini ifade etmişti. Bundan yıllar önce yahudilere ait Maariv gazetesinin yayınladığı habere göre el-Halil şehrindeki Kiryât Arba yahudi yerleşim merkezinde oturan Haham Albâ: "Her ne kadar kadınlar ve çocuklar kendilerini öldürenlerin hayatlarını tehlikeye sokmuyorsa da savaşın devamında düşmana yardımcı olmaktadırlar" diye söylemiş ve bu görüşünde İsrail'in ileri gelen hahamlarının fetvalarına dayandığını dile getirmişti. Alba, Tevrat'taki öldürmeyi ve kan dökmeyi yasaklayan hükümlerin bir yahudinin yahudi olmayanı öldürmesine engel teşkil etmediğini, bu hükümlerin yahudilerin birbirlerini öldürmelerini ve kendi aralarında kan dökmelerini yasakladığını söylemişti.

24