Sınırı aşma girişimleri bazen kalabalık gruplarla gerçekleştiriliyor. 24 Haziran 2022'de de Melilla şehrinde böyle bir göç teşebbüsü esnasında İspanya polisi sınırı geçmeye çalışanların üzerine dolu gibi mermi yağdırdı ve onlarca kişi korkunç bir şekilde katledildi.
O zaman da İspanya'nın Başbakanı olan Pedro Sanchez önce " bu cesaretli (!)" tavrından dolayı polise teşekkür etti. Ama gelen tepkiler karşısında, katliamın mafya çetelerinin işi olduğu iddiasında bulundu.
Aslında katliamı gerçekten mafya çeteleri yapmıştı. Ama onlara polis kıyafetleri giydirilmişti. Polis teşkilatı da söz konusu iki şehir üzerinden Avrupa'ya geçiş yapmak isteyenlerin engellenmesinde onlardan yararlanıyordu.
2022'de gerçekleştirilen katliamdan dolayı ABD ve Avrupa ülkeleri İspanya'yı köşeye sıkıştırmaya çalışmadı. Dillerinin ucuyla; "Bu kadar insan öldürülmeseydi daha iyi olurdu!" anlamına gelebilecek birtakım itiraz açıklamaları yaptılarsa da gerçekleştirilen katliamdan dolayı İspanya hükümetine pek yüklenmek istemediler.
Geçtiğimiz günlerde yaşanan olayları ise siyonist işgal rejimi, İspanya'ya; "Bak bana yüzün kara diyorsun ama seninki benden kara!" demek için iyi bir fırsat olarak değerlendirdi. İspanya'nın kirli çamaşırlarından kendisinin Gazze'de sergilediği korkunç vahşetin, katliamın ve soykırımın üstünü örtmek; Batı Yaka'da sürdürdüğü işgale mazeret oluşturmak için yararlandı.
Dün Sebte ve Melilla konusunda İspanya'ya toz dokundurmayan ABD, bugün onu köşeye sıkıştırmak için ve; "Bak İsrail'i işgal ve saldırılar sebebiyle eleştiriyor, aleyhindeki faaliyetlere destek veriyorsun; bizim de seni kıskaca almak için elimizde yeterince malzeme var!" mesajı göndermek amacıyla değerlendirdi.

26