1967 ihaneti olmasaydı 2023 soykırımı olmazdı!

Nitekim işgalci katiller, Mısır'dan sonra Ürdün tarafına yöneldi ve ondan da Kudüs ile Batı Şeria (Batı Yaka) bölgesini ele geçirdiler. Bu bölgelerde de herhangi bir direnişle karşılaşmadıklarından buraları ele geçirmeleri de fazla zaman almadı.

Sonra da Suriye'den Golan Tepeleri'ni ele geçirdiler. O zaman bu ülkede Savunma Bakanı ve Hava Kuvvetleri Komutanı makamlarını işgal eden Hafız Esed'in ülkenin yönetimine göz diktiği için ABD ile önceden anlaşarak işgalci siyonistlerin önünü açtığı muhtelif kaynaklarda dile getirilmiştir.

İşgal ordusu bu olaydan sadece bir yıl sonra yani 1968 yılında Ürdün'ün Kerame şehrine saldırdı. Ürdün ordusu burada da işgalciler karşısında ciddi bir şey yapmadı. Ama FKÖ militanlarının direnişi sürdürmesi sebebiyle işgal askerleri saldırılara son vermek zorunda kaldı. Ne var ki Ürdün hükümeti işgal ordusunun bu yenilgisini kendi ordusunun zaferi olarak lanse etti ve FKÖ milislerinin kazandığı zaferle, bir yıl önce işgal ordusu karşısında ağır bir yenilgiye maruz kalan ordusunun imajını düzeltmeye çalıştı.

Kerame Savaşı aynı zamanda işgal ordusunun 1967 Haziran Savaşı'nda bu kadar geniş bir alanı işgal etmesinin kendi askeri gücü değil karşısındakilerin ihanetleri sayesinde mümkün olabildiğini ispat etmiştir.

1967 Haziran Savaşı'nda altı gün içinde üç Arap ülkesinin ordularına karşı büyük zaferler elde ederek geniş alanları işgal eden siyonist işgal ordusu, 2023'te ABD'nin de bilfiil dahil olmasına, bütün askeri teçhizatları temin etmesine ve savaşın maddi külfetinin neredeyse tamamını yüklenmesine rağmen Hamas'ın birkaç bin kişiden oluşan İzzettin Kassam Tugayları'na karşı iki yıl savaşmak ve sonunda yine istediklerini elde edemeden ateşkes masasına oturup esir takasını kabul etmek zorunda kalmıştır. Kassam Tugayları'nın ateşkes masasına oturması ise yenilgiyi kabul etmesi sebebiyle değil işgalci siyonistlerin ve ABD'nin savunmasız sivil halka yönelik çok katı bir soykırım politikası uygulaması sebebiyledir.