TRT personeli maaşlar konusunda çok dertli

​TRT'nin yayınlarında kamu yararını öncelediği konusunda sağından soluna herkes ittifak edecektir. Buranın önemli bir okul olduğu ve özel TV kanallarına birçok eleman yetiştirdiği de bilinen bir gerçektir.

2954 sayılı Kanuna tabi TRT personelinin mali haklarının diğer kamu görevlileriyle eşitlenmesi ve mevzuat kaynaklı mağduriyetlerin giderilmesi konusunda haklı bir talepleri var. Bu yazımızda bunların sorunlarını gündeme getirmeye çalışarak onların sesi olmaya çalışacağız.


Mevzuat analizi ve temel sorun

​TRT personeli, istihdam yapısı ve mali haklar bakımından 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu'na tabidir. Bu özel kanunda yer alan hükümlerden dolayı, genel kamu personeli rejiminde (657 sayılı DMK vb.) yapılan düzenlemelerin TRT bünyesine yansıması için çoğu zaman ayrı bir idari karar veya yasal düzenleme gerekmektedir.

​3.600 ek gösterge düzenlemesi olarak bilinen 7417 sayılı Kanun ile memurlara verilen 600 ek gösterge artışı ve son dönemdeki refah payı/seyyanen zam uygulamalarında, TRT personelinin "özel kanun" gerekçesiyle kapsam dışı bırakılması bu personellerin mağdur olmasına sebep olmuştur. Burada çalışanlar haklı olarak biz niye bu haktan faydalanamadık diye feryat ediyorlar.

TRT Kanunu'nda yapılan değişiklikten sonra memur istihdamına son verilmiş ve ÖHT'li (Özel Hukuk Hükümlerine Tabi) personel istihdamına geçmiştir. Mevcut çalışanlardan ÖHT'li olma hakkı sadece yöneticilere tanındığı için de diğer çalışanlar mevcut statüleri ile görevlerine devam etmektedir. Özetle Kanun değişikliği öncesinde görev yapan personeller 3.600 ek gösterge düzenlemesinden (7417 sayılı Kanun) yararlanamadıkları için mağdur olmuşlardır.

Ayrıca ÖHT'li olmayan idareciler de mevcut statüleri ile görevlerine devam ettikleri için 3.600 ek gösterge düzenlemesinden yararlanamamışlardır. Daha açık ifade ile TRT'de görev yapan birçok personel 3.600 ek gösterge düzenlemesinin kapsamı dışında tutulduğu için emeklilikte ciddi bir mağduriyet yaşayacaktır.


Tespit edilen mağduriyetler

​Bu kapsamda yaşanan mağduriyetleri üç başlık altında toplayabiliriz.

1- Ek Gösterge Eşitsizliği: 3.600 ek gösterge düzenlemesi ile 1. dereceye gelen tüm memurlara 3.600 ek gösterge verilmesi hedeflenirken, TRT'deki benzer unvanlı (teknik, idari, uzman) personelin bu hiyerarşinin dışında kalması, emekli ikramiyesi ve maaşında ciddi bir kayba yol açacağı belirtilmektedir.

​2- Zamların Yansıtılmaması: Genel kamu personeline yapılan seyyanen iyileştirmelerin ve refah payı artışlarının, 2954 sayılı Kanun'un ücret toplu sözleşmesi veya yönetim kurulu kararı süreçlerine takılması, personelin alım gücünü hızla eritmektedir.

​3- Çalışma Barışı: Kurum içerisinde farklı statülerde (memur, kadro karşılığı sözleşmeli, ÖHT) çalışanlar arasında oluşan mali uçurum, çalışma barışını ve kurumsal motivasyonu bozmaktadır.

Özellikle ÖHT denilen özel hukuk hükümlerine tabi personel ile kadrolu personeller arasındaki maaş farkı bu kurumda ciddi bir sorun olmaya başlamıştır. Aynı işi aynı unvanlarla farklı maaşlarla yapmak ve bunun adına da birimiz ÖHT'li diğerimiz değil mazeretine sığınmak çok sağlıklı bir yaklaşım değildir.

Bu durum iyi niyetlerle getirilen düzenlemelerin ilerleyen süreçlerde hiçte istenmeyen sorunlara yol açtığını göstermektedir. Hatta aynı unvandaki ÖHT'lilerin de farklı ücretler almaları personel arasında iş barışını bozabilmektedir.

Nihayetinde kamuda iş güvencesi olmadığı belirtilenler de bir süre sonra fiilen iş güvenceli hale gelebilmektedir. Bu nedenle bu kurumdaki personel statüsünün yeniden gözden geçirilmesinde fayda olduğunu düşünüyorum.