Gündemden düşmemesi gereken kamu personel sorunları

8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinden kamu personelinin taleplerinin karşılandığını söylemek oldukça zor. Sendikalara karşı tepki de bunu göstermektedir. Ancak çok basitçe sonuca ulaşılabilecek konularda dahi sonuç alınamaması memur sendikalarına tepkiye dönüşmektedir. Bu yazımızda bu konulara değineceğiz.


Gündemden düşmemesi gereken personel konuları

Yıllardan beridir gündemden düşmeyen ama çözüm de üretilemeyen kamu personel konularını;

1- Disiplin affı,

2- 2016 sonrası göreve başlayan personele ilave 1 derece verilmesi,

3- Mühendislik Meslek Kanunu,

4- Akademik personelin mali haklarının iyileştirilmesi,

5- Kariyer uzmanlarının mali haklarının iyileştirilmesi,

6- Yardımcı Hizmetler Sınıfındaki personelin sorunları,

7- Sendikalara üyelik işlemlerinin e-devlet üzerinden yapılması,

8- Üniversite idari personelinin nakli,

9- Kamudaki memur ve işçiler arasındaki ücret adaletsizliği,

olarak sıralayabiliriz.

Elbette kamu personelinin yaşadığı sorunlar bunlardan ibaret değildir. Daha önce birçok yazımızda kamu personel sorunlarını maddeler halinde sıralamıştık. Bu sorunları yıllardan beridir yazıyoruz ama bir arpa boyu yol alınamadı. Bazılarının çözümsüzlüğü ise memur sendikalarından kaynaklanmaktadır.

Yukarıda belirtmiş olduğumuz dokuz maddelik sorundan birçoğu küçük dokunuşlarla çözüme kavuşacak noktadadır. Ancak ne hikmetse çözüme bir türlü ulaşılamıyor.

Hatta bu sorunlardan bazıları bırakın bütçeye yük getirmeyi bütçedeki yükü hafifletecek, bazıları da hiçbir ilave yük getirmeyecek mahiyettedir. Hatta sendikalara üyelik işlemlerinin e-devlet üzerinden yapılması bütçeye katkı sağlayacaktır. Görünüşe göre bu sorunun çözülmesine kimse karşı değil hatta katkı sağlayacağı da ifade ediliyor. Ancak uygulama hiçte öyle değil. Sendikalara üyelik işlemlerinin e-devlet üzerinden yapılması ise büyük memur sendikaları açısından tam bir samimiyet testidir. Şuana kadar bu testi geçemediler.

Yine disiplin affı da bütçeye hiçbir yük getirmeyecek konulardan başka birisidir.

İlave bir derece ise kamu personelinin yıllardan beridir haklı bir beklentisidir. Bunun getireceği mali yük ise devede kulak misalidir. Kaldı ki 2016 yılı öncesinde görevde bulunan kamu personeli bu haktan faydalanmıştı. Haklı olarak bu haktan faydalanamayanların büyük bir beklentisi bulunmaktadır.

Kariyer uzmanların yaşadığı mali sıkıntıların çözümü için ise son noktaya kadar tam bir mutabakat sağlanmıştı. Ancak kanunlaşma aşamasında iken Adam Smith'in görünmez el kuralında olduğu gibi görünmez bir el devreye girdi ve pişmiş aşa su kattı. Ya hep ya hiç diye nakarat tutturanlar sonunda hiçte eşitlik sağladılar.

Kamu yönetiminde cerrahi sorular

Sanal medyada dolaşan kısa bir video var ki adeta bizleri kendimize getiriyor. Son derece basit bir soruya verilen kısa cevaplar özünde düşünce turu attırıyor. Geçmişte cerrah olduğunu söyleyen bir kişi ile röportaj yapan birisi cerraha Müslümanlara ne tavsiye edeceğini soruyor.

Cerrah diyor ki; Kuran-ı Kerim'in ne demek olduğunu bilmiyorlar okumuyorlar. Müslümanım diyor Kuran-ı Kerim'den 10 ayet oku diyorum bilmiyor okuyamıyor. Halbuki sınıf geçme barajı bile 50 puan. Binlerce ayetten o tanesini bilmeden nasıl sınıf geçilecek. Bu durumda sınıf geçemezsin.

Yine Peygamber gibi düşünmek ve yaşamak gerektiğini belirtiyor ve şunları söylüyor; Peygamber kumar oynar mıydı, içki içer miydi, adaletsizlik yapar mıydı, kendi oğlunu sınavsız memur yapar mıydı, ihaleyi hak etmeyene verir miydi diye soruları ardı ardına sıralıyor.