Tek tabanca Kürt'ü arzımdır

Onu tanıdığımda buna cesaret edebilmiş "tek tabanca" bir Kürt milletvekili idi.

Tabancaya lütfen mim koyun.

Bu yazıyı yazdıran da hortlamayasıca zamanın ruhu. Günlerdir bir dizenin kırıntıları gelip dilime yapıştı:

Ne vekiller tanıdım, zaten yoktular.

Yağmur mağmur falan giymezlerdi. Vardılar ama yoktular işte.

Nasılı var mı

"Benim şu kadar 'tane' Kürt vekilim var!" diye horozlanan liderlerin varlığındaki yokluk gibi mesela..

Yedi göbek denir ya, işte öyle Batman'lıydı.

Batman'ın dünyadan, dünyanın Batman'dan haberi pek yok. Her seçim döneminde petrol fışkırtıldığı halde yine de yok.

Batman gençlerimiz için fantastik bir çizgi roman kahramanı!

Tek tabanca vekilin kahramanını ise hiç konuşmamıştık. Kahramanı belki kendi aşiret beylerinden biri belki de ileride doğacak 6 çocuğundan biri.

Yine de yanlış seçim yaptığı için politikacı olmaktan kurtulamıyor.

Yaşını büyüterek ilk kez milletvekili seçildiği günden beri hep seçim yapmak zorunda kaldı.

Yaptığı seçim, seçimlerin en zoruydu. O yüzden o zorluğu "ailesi" üstlendi.

Ailesi dediğimiz Zilan aşireti. Ağrı ve Batman yöresinin en önde gelen Kürt aşireti.

Aşiretler için parti seçimi hem zor hem riskli. Bu nedenle siyasete partisiz ve lidersiz girdi.

Ailesi yaşını büyüterek okula verir gibi politikaya soktu.

O dönemin lider tablosu da bugünden pek farklı değildi:

Süleyman Demirel siyasetin demirbaşıydı. Bülent Ecevit CHP'nin çiçeği burnunda lideriydi.

Alparslan Türkeş anı ve şanıyla MHP'nin lideri idi. Erbakan Hoca ise milli görüş cemaatini genişletmeye çalışıyordu.

Hiçbirini tercih etmedi. 1973'te Batman'dan seçildiğinde Türkiye'nin en genç milletvekili idi. Ve bağımsız idi.

Lidersizlik politikacıyı kuş kadar hafif yapar. Lider peşine takılmadığı için politik düş kırıklığının da en az olacağını düşünüyordu. Ama tersi oldu.

Doğulu bir vekil olarak hem tipik değildi.

Tipikti: Doğduğu yörede önemli bir aşiretin oğluydu. Yerel gücü elinde tutmak için onun da kısmetine milletvekili olmak düşmüştü.

Tipik değildi: Partisiz olduğundan kendi kendisinin lideriydi. Ama bu siyasetin kurallarına uymuyordu. Sonucu izolasyon ve yalnızlık!

Deyimler sözlüğü "tek tabanca"yı kendi başına hareket eden, başına buyruk, yalnız diye tanımlıyor.

"Tek tabancalık" olmayacak bir yerde patlak veriyor. Bir gazetenin "kulis haberi" bir vekil ile tartışırken silah çektiğini yazıyor. Ortada tabanca yok, şahit de ama yine de Meclis yönetimi İçişleri Bakanlığı'na, "Bu iki milletvekilinin silahı alınsın" diye gizli bir yazı yazıyor. Bu Meclis tarihinde ilk!