"Ahmet Tan X atmış" diye yazıya girmek biraz tuhaf.
Hele hele "Ahmet Tan X atıp elimizden bir şey gelmiyor, zalimleri dilimizle, kalbimizle lanetliyoruz ve dua ediyoruz" diye bir haber yapmak hepten tuhaf.
Sanal âlem Ahmet Tan kaynıyor. İsim benzerliği ile yanarım diye sanal âlemde korkarak dolaşıyorum. TBMM ve GSM operatörlerinin azizliği yüzünden, gece yarısı çalan birçok telefonu "Maalesef ben o değilim!" diye açıp birçok iktidar seçmenini ve aboneyi düş kırıklığına uğratıyorum.
Sayın Tan ile tanışmadık. Sayın çünkü kendisi hem AKP Kütahya iki dönem eski milletvekili hem MKYK üyesi. Mesleği serbest muhasebecilik imiş.
Ama nasıl bir hesap yapmışsa sanal âlemde partisini kastederek "Elimizden bir şey gelmiyor" diye dertleniyor. Ve de "zalimleri lanetlemek ve dua etmekle" meşgul oluğu anlaşılıyor. Çok ilginç.
İster istemez, eski bir seçim yazımı anımsıyorum:
"Artık seçimlerin sonucunu 'dua edenler' ile 'beddua edenlerin' oranı ve sayısı belirleyecek!" (24 Mart 2024, Cumhuriyet.)
Dua da beddua da her dinsel inancın, yani demokrasinin meşru bir gereği.
Yargıtay bir dava nedeniyle "beddua etmenin hakaret sayılmayacağını" karara bağlamıştı.
Ama yine de her duaya ve bedduaya alenen "amin" dememek gerekiyor. Ümmeti Muhammed'in ve TC yurttaşlarının çok dikkatli olması gerekiyor.
Yerin kulağı zaten hep var. Ama asıl pandemik risk yoktan var edilen "etki ajanlığı yasamız". O da yıl çıkmadan çıktı çıkacak!
Bu "etki ajanlığı" ile milletçe ziyadesiyle çok heyecanlı bir sürece gidiyoruz.
Etki zaten öteden beri derin mi derin hem felsefi hem dilbilimsel bir mevzu.
"Etki" varsa "tepki", tepki olunca da bodoslamadan "yetki" icadı kaçınılmaz.
Yetkinin en bodoslaması ise "kayyumculuk".
Evet konu derin, etkiler yetkiler ise ibadullah. Buluta nem kaptırarak iklim değişikliğine sebep olmaktan, kış ortasında komşunun tavuğuna kış demeye kadar
her türlü melanetin üç dört harfliler marifetiyle dosyaya girmesi mümkün. Girmemiş ise sorumlular Tosya'ya sürgün.
Özet mi
Etki de ajanlığı da akordeon gibi açılıp kapanabilen çok marifetli bir enstrüman.
"Kursuma Bursum Yetmiyor!" diye pankart açan öğrenci de etki ajanı olabiliyor, memleket özlemini, Tanrı sevgisi, kebap ve şalgam aşkı ile yoğurup "Adanalıyıg, Allah'ın Adamıyık!", "Kebabı şalgam suyunu bi de Reis'i severig" diye kamyon arkası yazısı yapan şoför de.

125