Müdebbir serok Ahmet!

Ahmet Tan
Bugün
11

"Serok", Öcalan sayesinde öğrendiğimiz, "başkan" anlamına gelen Kürtçe sözcük. ok şükür şimdilik kimse "Serok Tayyip" diye gösteri yapmaya cesaret edemedi.

Sabık Başbakan Davutzade efendi ise "Serok Ahmet" sloganından onur duyduğunu ilan etmişti.

Hakkıdır. Arkasında onur duyacağı zerre miskal bir halt kalmayacak!

Binbir yalan dolan, desise ve cambazlıkla kurduğu "Gelecek" adlı gemisini batırmaya karar vermesi de bundan. Kendi stratejik derinliğinde boğulmamak için tedbir mi alıyor

Zira içte ve dışta zamanlama çok manidar!

İTE: "Kaleşnikov tava" ile başlatılan "silahlara sözde veda pikniği" netice vermek üzere. Tayyip Bey de TBMM Başkanı Kurtulmuş da çoktan tatile girmesi gereken Meclis'in bugün başlayan "eyyam-ı bahur"da (buharlaştıran günler) da "süreç yasası" için çalışacağını açıkladı. Sayın Kurtulmuş, sünnetçilerin acıyı hafitletmek için çocuklara söylediği gibi yasanın "geçici" olduğunu söylüyor.

Yasadan kuş da çıkabilir, civciv de deve kuşu da!

ıkabileceklere dair DEM'li Pervin Buldan sosyal medyada, zihni hazırlık mitingleri yapıyor: "Suriye'de statü elde ettik şimdi sırada Türkiye var."

Tepkiye gerek yok. Buldan Hanım bizim yerli ve milli Kürt'ümüz ve TBMM üyemiz! "Sırada Kürdiye var. Kürdiye'yi kurmak var!" demiyor ki!

DIŞTA: BBC, Donald Trump'ın Hamas ve diğer silahlı grupların Gazze'de tamamen silahsızlanmasını öngören yeni bir aşama üzerinde uzlaşıldığı duyurdu.

Plan, Hamas'ın silah bırakmasını ve süreç ilerledikçe İsrail'in, Gazze'den kademeli olarak çekilmesini kapsıyor. Gazze'nin ise teknokrat bir Filistin hükümeti tarafından yönetilmesini öngörüyor. (Yine süreç! Madem, "süreç sür geç" de. Tarihin olağan akışı ne yazık ki böyle!)

Trump bu süreci tarihi bir adım olarak nitelendiriyor. Türkiye, Mısır ve Katar'ın arabuluculuk çabalarına teşekkür ediyor.

Tarih acaba Tayyip Bey'in, "BOP'un eşbaşkanı benim ben!" dediği noktada yeniden mi başlıyor

Eğer öyleyse hırsı ve egosu boyundan posundan büyük olan Davutoğlu'ndan işkillendiği kadar ve kulağından tutup AKP başkanlığından ve başbakanlıktan attığı kadar varmış.

***

Atalarımız, "Dâhi, dâhiyi görünce projesini saklamalı!" anlamında, "Deli deliyi görünce çomağını saklar!" demiş.

Davutoğlu ise dehasını saklamak yerine yazdığı "Stratejik Derinlik" kitabı ile dünyanın gözüne sokmaya çalıştı. Ama sadece Tayyip Bey'i etkileyebildi.

Ve bu sayede danışmanlıktan başdanışmanlığa, dışişleri bakanlığından başbakanlığa tüm sıfatlar ayağının altına serildi. Galatasaray'ı, Mülkiye'yi bitirenlerin bile ancak 20-25 yılda kavuşabileceği büyükelçilik payesine, "Tanrı Dağı kadar Türk/ Hira Dağı kadar Müslümanlık" edebiyatı, talakatı ve belagatı sayesinde RTE imzası ile bir günde ulaştı.