Muamma ve Doruk ile Nehir

36'sı çocuk 78 vatandaşımızın cayır cayır yanarak öldüğü yangının nasıl çıktığı artık muamma değil.

Gerçek sorumlular ise hala muamma.

Ama, Kartalkaya doruklarında Doruk (13) ile kızı Nehir'i(15) alevler dumanlar arasında kaybeden anne Duygu Can'ın ömür boyu çekmeye mahkum olduğu acı muamma değil.

Ama babaları Yılmaz Sarıtaş (51) şanslı!

Tabiatın insanoğluna verebileceği en ağır cezadan "evlat acısı" ndan kurtuldu.

İki çocuğuyla birlikte dumanlar arasında kömür olup gitti.

Duygu Can, Türkçe öğretmeni. Özel okullar devletten hallice, ama mesaisi de insafsız. Benim TBMM'deki eski danışmanım.

"Çocuklarımı çok özlüyordum diyor. Biraz da onların özel öğretmeni olmak için bu kış dönemin evde geçirmek üzere görevden ayrılmış.

Doruk ile Nehir'e 2. karne hediyesi olarak gelecek döneme dek birlikte olacaklarını müjdelemiş. Hem de kıyametten, 21 ocaktan bir gün önce.

Hayat garip rastlantılar demek.

Otel'in alev aldığı gece yani saat tam 03.20.

Doruk annesine sesli mesaj atmış:

"Anne, seni çok seviyorum." saat 04.33

"Anne", göz yaşlarını tutmaya çalışırken, "sesinde sanki küçücük bedenine sığamayacak sonsuz bir veda yankılanıyordu sanki..." demeye çalışıyor.

Yanaklarından süzülen yaşlarla:

"Pamuklara sarıp sarmaladığım, severken bile incitmekten korktuğum çocuklarıma son kez sarıldığımda, burnumda kalan ömür boyu silinmeyecek bir is kokusuydu."

Belli ki, çocuklarının cansız bedenlerine son bir kez sarılmak karşı konulamaz bir duygu.

"Yangının küle çevirdiği yalnızca evim değildi; umutlarım, geleceğim, geçmişim her şeyim o alevlerde yok olup gitti."

Devam ediyor. Hıçkırarak.

"Şimdi, yaşamak denen şey yalnızca onlara sonsuzlukta kavuşmayı beklemek!

Sabah olup olmadığını, günün hangi saati olduğunu unutmuş gibiyim. Seslerini duyduğum an sanrılarımın içinde kayboluyorum. Oysa biliyorum, bir daha gülüşleriyle uyanamayacağım.

Bir felaket, geride yalnızca yıkıntı bırakmıyor. O, insanın kalbine de çöküyor; soluk almayı ağırlaştırıyor, zamanı durduruyor. Ve geride kalanlara, asla iyileşmeyecek yaralar bırakıyor. Ve o is kokusu Tüm dünya rüzgârla silinip yok olsa da ruhumdan asla gitmeyecek"

BUGÜN 19.GÜN

Dedik ya, asıl sorumlunun, kök sorumlunun kim veya kimler olduğu hala muamma.

En yetkili sayın ağız o kadar çok ki, o sayınlardan sayın içişleri bakanı, "sorumluların 10 günde açıklanacağını" açıklamıştı.

Bugün 19.gün.

Oysa, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca oluşturulan bilirkişi komisyonu neredeyse itfaiye ile bir kaç saat farkıyla yangın mahalline ulaşıp incelemelerine başladığı anlaşılıyor.

Bilirkişi komisyonunun 21.01.2025 gecesi yangının saat 03:20 sularında otelin 4. kattaki lokantasının mutfak bölümünde başladığını kamera kayıtlarıyla belirlediği anlaşılıyor.

Mutfak bölümündü çok sayıda elektrikle çalışan cihazın mevcut olduğu, bu cihazlardan Öztiryakiler marka elektrikli endüstriyel tip ızgaradan (grill plate) yavaş yavaş dumanların yükseldiğini ve alevli şekilde yangının başladığını net biçimde saptanmış.

Izgara içindeki kabloların yanmanın etkisi ile yalıtım özelliğini yitirdiği, iletkenlerin birbirine temas ettiği bir anda da ufak çaplı bir parlamanın (patlama değil) meydana geldiği, yanmanın artarak devam ettiği ve elektrikli ızgarada başlayan yangına zamanında müdahale edilmediği için yangının etrafa yayıldığı görüldü.

Restorandaki yanıcı ahşap iç kaplamalar, mobilyalar, dekoratif amaçlı ahşap malzemeler nedeniyle yangının hızla büyüdüğü, merdivenlerin de baca vazifesi görerek alev ve dumanı hızla üst katlara yaydığı, restoran pencerelerinin yangında patlaması sebebiyle otelin doğu cephesi boyunca alevlerin hızla yayıldığı ve bu cephedeki otel odalarına sirayet ettiği, çatı kaplamalarının yanarak 10. ve 11. Katların köşelerindeki odalara yangının sirayet ettiği, 12. Katın ise tamamen yandığı görüldü.

Merdiven boşlukları ile binanın kat koridorlarına duman dolması, merdivenlerin baca vazifesi görerek kullanılmaz hale gelmesi insanların tahliyesini imkansız hale getirdiği anlaşıldı.

Binanın doğu cephesinde, kapalı çıkmalara ait çatıların ahşap olması bu cephedeki yangın yükünü artırarak söz konusu cephedeki odalara alev ve duman dolmasına yol açtı.

GEREKÇELİ SONUÇ

Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik Md 6'ya göre bu yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından aşağıdaki kişi, kurum ve kuruluşların SORUMLU OLDUĞU komisyonca değerlendirilmiştir.

Otele 1997 ve 1999 tarihlerinde inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi veren kurumun mülga (kaldırılmış) Bolu Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü (yeni Bolu Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü), 2009 tarihinden sonra ruhsat ve yapı kullanma izin belgesi vermeye yetkili kurum olarak Bolu İl Özel İdaresi, Söz konusu otel işletmesine Turizm İşletmesi Belgesi düzenleyen kurum olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sorumlu olduğu,

Yatırımcı kuruluş ve yapı sahibi olarak Grand Kartal Otel isimli işletmenin sorumlu olduğu;

Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 26.07.2002 tarihinden itibaren oteldeki yangın sistemleri ile varsa tadilat projelerinin tasarım ve uygulanmasında sorumluluğu olan mimar ve mühendisler ile uygulayıcı yükleniciler ve imalatçıların sorumlu olduğu,

Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 26.07.2002 tarihinden itibaren yapının yapılması, kullanılması, bakım, onarım ve denetiminde görev alan müşavir, danışman, proje kontrol, yapı denetim ve işletme yetkilileri sorumludur.

Komisyonumuzca yapılan ön inceleme neticesinde soruşturmaya konu yangın olayında aşağıdaki kişi, kurum ve kuruluşların KUSURLU OLDUĞU görüş ve kanaatine varıldı.