Devlet aklı mı Devlet Bey'in aklı mı

Öyle "açılım" ya da "normalleşme" deyip geçilmez! İktidar da muhalefet de geçemiyor zaten. "Geçinceye dek, ayıya dayı" ile olmuyor! "Biat et, rahat et" ile hiç olmuyor!

F 35'lerin parasını da verdik. Biat da ettik. Yine de uçtu gitti paralar. Almanlardan 3 milyar Avro kapmışız. Ama kaç milyon kaçak göçek Suriyelinin üstümüze kaldığı meçhul!

Mevzular derin mi derin. Ama yine de, devletimizin aklı sığ mı sığ demeyelim.

15'i yıkılmış da olsa 16'ıncısı çok şükür ve inşallah "ebed müddet devlet"!

Madem "İsimler kader", madem tayyip de "iyi" demek. "Kalp kalbe karşıdır" gerçeği gereği, Devlet ve Tayyip Beyler üzerinden 86 milyon kaçak göçek hep birlikte kader ortağıyız.

"Öcalan gelsin Meclis'te DEM grubunda konuşsun!" buyurdu.

Tayyip Bey dinledi. Dinlendi. Bir kaç gün ses etmedi. Danışmanlarına, yanaşmanlarına "Hadi biraz gevezelik ve zevzeklik edin!" diye göz kırptı. Eteklerdeki, ceplerdeki taşlar döküldü.

"En büyük ilçe belediyesinin, prof. ünvanlı başkanı" içeri alındı. Aynı işlem YSK'den seçime girme ruhsatı almış, "listedeki" belediye başkanlarına da uygulandı, uygulanacak. Belli ki bu, askeri deyimle "mıntıka temizliği" kararı gereği!

"Yolsuzluk, Yoksulluk, Yasak" kaldırma vaadine bir de Yozlaşma'yı eklemek ve 4Y büyük marifet.

Ama ittifak ortağı Devlet Bey'in "Kürtü seven Türk ile, Türkü seven Kürt" hedefi de "kindar ve dindar nesil" projesi kadar ciddi tutulsun. Devlet Bey'in "İsterlerse DEM Partililer İmralı'ya gitsinler, Öcalan'la görüşsünler!" önerisine de lütfen sahip çıkılsın. Çünkü kendisi yakın tarihin en cevval aklına sahip yerli ve milli tek siyasetçimiz. 1948 doğumlu. 1997'den beri de hem partisinin lideri hem de kilit dönemlerde iktidar ortağı. "Devlet Bey'in Aklı" diye bir gerçek var. Ama bir başka gerçek de İtalyan rahibi, diplomatı ve düşünürü Giovanni Botero'nun 1589 yılında "Devlet Aklı" kavramı!

Osmaniyeli çiftçi Salih efendi oğluna Devlet ismi vererek "Devlet Aklı" ile "Devlet Bey'in Aklı" kavramlarına farkında olmadan hayatiyet kazandırdı.

Devlet de biraz abartarak ve akıl etti masraf etti. Öcalan'nın tek kişilik hücresini yıllar önce denetlemeye gelecek Avrupa Parlamentosu üyelerinin beğenisine uygun biçimde döşetti.

Bu konuda dönemin en çok okunan Aktüel Dergisi'ne bir yazı yazmıştım:

İmralı'daki o mini hapishane için neden ve nasıl 5 milyon dolar harcandı "Butik" bir nitelik taşısın diye mi Ve neden "dolar" İtalyan mobilya, ithal parke ve armatür mü kullanıldı Yoksa Lüksemburg'dan, Monaco'dan amele mi getirtildi

İktidarımız (...) Apo'ya ömür boyu ikamet edeceği hapishane projesiyle ilgili fikrini sormuyor! Ama ABD'de, AB'de, hatta Meksika'da "Demokratik açılım yapıyoruz!..." diye dolanıp duruyor. Bu arada 5 milyon dolarlar güme gidiyor.

"Apo'nun odası" sayesinde, iktidarın hesap bilmediği Adalet Bakanı'nın da ondalık sayılar ve alan ölçüsünden hiç anlamadığı ortaya çıkıyor.

Sayın Bakan, "Eskisinden sadece 17 santim ufak!" diye açıklama yapyor. Ama eksiğin, eskisinden 17 "cm"değil, 17 "cm2" fazla olduğu ortaya çıkıyor.