Milletçe gördük, öğrendik, ezberledik. İtibardan tasarruf olmaz ve olmayacak.
Zira para, şatafat ve tantana her şeye kadir!
25. yıldönümü için yaratılan dekor ve atmosfer gerçekten muhteşemdi.
Kalabalık coştukça Tayyip Bey de coştu.
Coştukça da candan, gönülden konuştu:
"Bu can, bu tende olduğu müddetçe, bu sevdamız dinmeyecek.
Daha nice yıllar Türkiye'ye hizmet mücadelesi içinde olacağım!
Türkiye'yi önce 2053'e, sonra 2071'e taşıyacağız. Siyasette 50 yılı geride bıraktım Allah ömür ve sağlık verirse daha nice yıllar hizmet edeceğim..."
"Daha nice yıllar hizmet edeceğim" demesi, milyonların yüreğini ferahlattı. MHP'li ve DEM'li bir ittifak yok demekti.
Ama "Türkiye'yi 2053 ve 2071'e taşıyacağız!" sözü biraz endişe yarattı. Federasyon, konfederasyon, yerel özerklik koşulu vesaire...
Öcalan'ın "kurucu önderlik" makamı da zaten devletin değil, Devlet Bey'in jesti!
***
2053 ve 2071 hedefi için kalabalıktan "Allah gözünü doyursun!" diye bir tepki veren kimse çıkmadı.
Yine de makamının "Cumhuriyet" ile bütünleşmiş müstesna değerini unutmuş bir sayın savcı çıkabilir ve bu "duadan" hakaret suçu üretebilir korkusu yok değil.
Zira korku artık dağlardan önce gazete sayfaları, ekranlar gibi meydanları bekliyor.
***
Yakın ve dar çevresi, Allah uzun ömürler versin, her türlü olasılığa karşı güvenlik önlemini yıllar önce aldılar zaten.
Rahmetli 8. cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı görevde iken kaybetmiştik.
Bu nedenle olacak, ölümü kendisinden ırak tutmak için anayasal önlem bile alındı.
(Sıralamada Türkiye'nin 13. cumhurbaşkanı olması gerektiği halde, Cumhuriyeti "sıfırlamak" üzere TBMM ve YSK "işbirliği" ile mazbatasında bir sayı yer almadı.)
Daha da önemli ve hayretlik bir adım daha atıldı.
Başta 1921 Anayasası ve sonraki tüm anayasalarda "cumhurbaşkanının ölümü halinde" maddesi vardı. (1924 AY. Madde 33); (1961 AY. Madde 100); (1982 AY. Madde 106) Bu "ölümlü madde" uğursuz ve moral bozucu diye mi nedir, değiştirildi:

14