Baharlar tekin değil!

Külliye'de bin küsur oda var; o kadar da danışman olmalı. Milli İstihbarat Teşkilatı'mızı da zikretmekte yarar var. Konu, ülkemizi ziyaret edecek devlet konuklarının fikir ve düşünceleri ile karakterleri hakkında önceden bilgi toplamak ve gezi programlarını buna göre yapmaktır.

Yoksa beklenmedik can sıkıcı gelişmeler zuhur edebilir. Dünyanın en büyük İslam ülkesinin konuk cumhurbaşkanı Atatürkçü çıkıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu defa konuğu Endonezya Cumhurbaşkanı Subianto idi.

Endonezya 281.2 milyonluk bir Müslüman ülke. Ama cumhurbaşkanları Cumhur İttifakı'mızın kimi bileşenlerini uyuz edecek kadar laik çıktı. TBMM kürsüsünde, AKP'li vekillerin gözlerinin içine bakarak Atatürk'ü övdü:

"Gelişmekte olan ülkelerde Atatürk bir idoldür."

"Cesaretin temsilcisidir."

"Evimde Atatürk'ün heykeli var."

TRT Haber tuttu, "Atatürk idolümdür" cümlesini sansürledi.

"Türkiye, Osmanlı'nın devamıdır" dediği bölümü ise iki kez yineledi!

TRT'nin tarih bilgisi ile tarih bilincini ve "zamanın ruhu" yaklaşımını milyar TL'ler dökerek çevirttiği tarihsel dizilerinden biliyoruz.

Keşke yakın siyasi tarihimiz üzerine başka diziler de yaptırıp oynatsa.

Tarihi yaşarken yakalamış, hem de zamanın ruhuna fatiha okumuş oluruz.

Tarih 28 nisan 1959.

Konumuz ve konuğumuz yine Endonezya cumhurbaşkanı.

Söz meclisten dışarı, bu Endonezya cumhurbaşkanları da tekin değil.

Devletlerinin kurucu cumhurbaşkanı Ahmed Sukarno resmi ziyaret için geliyor. Ertesi gün bizim dışişleri protokol yetkilierinden "din kardeşi" olmamızın güveni ile bir ricada bulunuyor.

Geleneksel konukseverliğimize ve din kardeşliğimize gölge düşmesin diye de bu "rica" anında kabul ediliyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Ahlak Bürosu yetkileri devreye sokuluyor.

"Aşk tedarikçisi" olarak ün yapmış Lüks Nermin'in işyerinden genç ve güzel bir "çalışan" da konuğa "tevdi" ediliyor.

Dışişleri protokol defterine bu konuda nasıl bir kayıt düşülmüştür tahmin etmek kolay değil.

Sayın Sukarno resmi-gayri resmi temaslarını tamamladıktan sonra ülkesine dönüyor.

Bizim dışişleri konuk cumhurbaşkanından sıcak bir teşekkür mektubu beklerken ağır bir "teessüf" mesajı geliyor.

Cumhurbaşkanı Sukarno'nun cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalandığı belirtilmekle kalmıyor, durum diplomatik bir dille protesto da ediliyor. Bir tür "nota" yani.