Şahsiyet sahibi olmak mühim meseledir

Kendini yanlış yollarla gerçekleştirenler bir felâkettir de kendini gerçekleştiremeyenler nedir Onlar da en az yanlış yollardan kendini gerçekleştirenler kadar felâkettir. En başta kendileri için felâkettir bu insanlar. Çünkü rûhen çökmüş hâlleriyle kendilerine de millete de bir faydaları olamaz. Alkol, uyuşturucu veyâ ağır ilaçlara çıkacaktır bunların yolları. Allah korusun...

Kendini gerçekleştiremeyenlerin örneklerini de bolca görüyoruz. Bu tipler bir de siyâset yapıyorsa hem kendileri hem ülke ve millet için büyük felâkettirler. Siyâsette söz sâhibi olanlar çevrelerine alacakları insanları seçerken bunların daha önce ne yaptıklarına bakmalı ve herhangi bir alanda meşrû yoldan kendilerini gerçekleştirmiş ve bir şahsiyet doyumuna ulaşmış olduklarını mutlakâ görmeliler. Aksi takdirde milletin başına belâ sarmış olurlar. Ancak kendilerini gerçekleştirmiş, yâni bütün bir şahsiyet hâline gelmiş kişilerden fayda bekleyebiliriz. Bunlar hayatta geçmeleri gereken en mühim imtihanı geçmişlerdir. Artık kendi ayakları üstünde durabilirler. Yanlışa yanlış, doğruya doğru demekten çekinmezler. Böylece size de millete de faydalı olurlar.

Maalesef siyâset meydânında daha önce aklından bile geçirmediği makamlara çeşitli etkiler altında oturuverenleri görüyoruz. Daha önce böyle bir şey düşünmediğinden kendini psikolojik, kültürel ve bilgi/donanım olarak hazırlamamış o makâma. Birilerinin adamı olarak birtakım katakullilerle kendini orada buluvermiş. Kendine âit duruşu yok, kendine âit sözü bile yok... Her hâlinden anlaşılıyor bu. Hazırlığı olmadığından, siyâsette kendini gerçekleştiremediğinden dolayı her hareketi ve sözü çiğ geliyor. Vatandaş bir hiss-i tabiî ile onun bomboş biri olduğunu anlıyor ve hiçbir hareket ve sözünden etkilenmiyor. O, bu vaziyeti gördükçe daha da fenâlaşıyor, hafakanlar geçiriyor ve işi belden aşağı sözlere/hakâretlere kaydırmaya başlıyor. Millet böylesi kendini gerçekleştirememiş tiplere "ergen" diyor. Bu, düzgün bir ergen tavrı bile gösteremiyor. Çünkü kendisi olmasına izin verilmiyor. Verilse de belki kendisi olamayacak, çünkü bâzı şeylerin vakti geçer. Her hareket ve sözünün kontrol altında olduğunu ve hesap vermesi gerektiğini biliyor. Bu onu daha büyük streslere sokuyor. Stres taşkınlığı artırıyor. Seyrettiğimiz aslında bir zavallılık hikâyesidir. Bilgi-donanım olarak hazırlanılmamış boydan büyük makamları dolduramamak zavallılığı. Her piyonun başına gelecek kaçınılması imkânsız bir trajedi.