Başta bütün dünyanın saydığı Başkumandan;
Mesele budur.
Çocuklarımız yüz yıldır böyle bir zihniyetin elinde yetişmektedir. Milletimiz çok partili hayâta geçtikten sonra CHP zihniyetine hiçbir zaman iktidar vermemiştir ama eğitimde iktidar hep CHP zihniyetinde kalmıştır. Sözde CHP muhâlifi birçok parti iktidâra gelmiş ama eğitimdeki CHP ve kemalist iktidârı yok edememişlerdir. Kimi zâten kendisi de bu zihniyette olduğundan, kimi de iktidar olduğu hâlde muktedir olamadığından. Eğitimde kemalist zihniyet bir dip akıntısı olarak dâimâ devâm etmiş ve eğitim sisteminin ana istikâmeti buna göre belirlenmiştir. Yusuf Tekin bir miktar ciddî olarak millîleşme mücâdelesine başlamıştır. CHP'lilerin ona en gıcık, en yobaz bakan diye diş gıcırdatmalarının sebebi budur. Ama eğitimdeki bozgun öyle üç-beş senede düzelecek gibi değildir. Yüz yılın biriktirdiği bir mâneviyâtsızlık ve ahlâkî çöküş birkaç yılda düzelemez.
Yeni nesillerde kahrolarak gördüğümüz ahlâkî ve mânevî çürüyüşü "müsilaj"a benzetiyorum. Müsilaj, denizleri yıllarca pislikle, yabancı atıkla doldurduktan sonra denizin âdetâ kusması. Bakınız müsilaj neymiş
Müsilaj (deniz salyası), denizlerdeki sıcaklık artışı, durgunluk ve kirlilik (azot/fosfor) nedeniyle fitoplankton adı verilen mikroorganizmaların aşırı çoğalarak salgıladığı, yapışkan, jelimsi ve organik bir maddedir.
Oluşum Nedeni: Temel tetikleyiciler arasında sanayi/evsel atıkların denize deşarjı, deniz suyunun ısınması ve durağan hava koşulları yer alır.
Etkileri: Deniz yüzeyini kaplayarak ışık ve oksijen geçişini engeller, dip canlılarını boğar, kötü kokuya sebep olur ve balıkçılık gibi faaliyetleri olumsuz etkiler. (Google'a bakılabilir)
"Kirlilik sebebiyle mikroorganizmaların aşırı çoğalması ile salgıladığı 'yapışkan' bir madde..." Daha ne olsun Eğitim hayatımızın aynısı. Eğitim hayâtımız da milletimize ters bir gâye ile kirli bilgilerin yüz yıldır doldurulması netîcesi mikropların aşırı çoğalması felâketini yaşamıyor mu Bir de "yapışkan", silip atamıyorsun. Denizi bozan sanâyî ve ev atıklarının denizi doldurmasına tabîatın, fıtratın verdiği bir tepki... Tıpkı bunun gibi Müslüman milletimizin diline, dînine, millî-mânevî, ahlâkî değerlerine yabancı bilgi ve malzemelerin çocuklarımıza her türlü vâsıta ile boca edilmesi. İnsan fıtratı bir gün bu pislik birikimini kusacaktı elbette; kustu. Sen yıllarca okullarda materyalist, âhiretsiz, inançsız bir eğitim ver. Televizyon dizileri ve gündüz kuşağı programlarıyla ahlâkı ayaklar altına al. Üstüne dünyâ şeytan imparatorluğunun dijital saldırılarına karşı gençliği müdâfaasız bırak. Sonunda uyuşturucu kullanma yaşı 12'lere insin, bir ortaokul talebesi okulunu basıp 10 kişiyi hayattan koparsın. Kaçınılmaz netîce...

23