Yazar, Antalya Diplomasi Forumu'ndaki gelişmeleri örnek göstererek Türkiye'nin Suriye, İsrail ve ABD-İsrail-Yunanistan-GKRY ittifakı karşısında zayıflamış durumda olduğunu savunuyor. AKP iktidarının 2011'den beri izlediği Ortadoğu politikasının Türkiye'yi uluslararası arenadaki nüfuzundan mahrum ettiğini ileri sürüyor. Dışişleri Bakanı'nın muğlak cevapları ve Netanyahu'nun Erdoğan'a parmak sallaması ise bu zayıflığın somut göstergesi olarak gösterilse de, Türkiye'nin tek sorunu yöneticilerin tutarsızlığı mı, yoksa daha derinleşmiş yapısal sorunlar mı?
17-19 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen, "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek" konulu Antalya Diplomasi Forumu önemli ve ibretlik açıklamalara sahne oldu.
SURİYE'DE SORUN VAR!Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'de İsrail'den kaynaklanan bir sorun olduğunu söyledi. Haklıdır.
Esad rejimi, ABD'nin desteği ile İsrail'in istediği biçimde yıkıldı. İsrail denetiminde, HTŞ terör örgütü elebaşı Şara rejimi kuruldu. PKK-YPG uzantısı SDG, Suriye'de devlete ortak oldu. Öcalan'ın bu gelişmelere ilişkin açıklamaları da anımsandığında bütün bunlar Türkiye açısından çok ciddi bir soruna işaret etmektedir. Ancak bu sorunun ortaya çıkmasına, 2011 yılından bugüne izlediği Suriye politikası ile AKP iktidarı önemli katkılarda bulunmuştur. Yarını tasarlamak, bilgi, deneyim ve öngörü gerektirir.
GARİP İTTİFAK!Bakan Fidan, forum sırasında bir Yunan gazetecinin, "Yunanistan'ın, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile askeri bir ittifak kurması Türkiye'yi neden rahatsız ediyor Türkiye'nin de ittifakları var" sorusu ile karşılaştı. Fidan gazeteciye, "Bu bir askeri ittifak. Yeni askeri yapılanmaları içeriyor. Bölgede endişe yaratır. Türkiye değil ama Türkiye kadar güçlü olmayan bölge devletleri bu gelişmeden rahatsız olurlar" yanıtını verdi. Bu yanıtıyla, Türkiye'ye karşı kurulduğu açık olan bu ittifakın Türkiye için yaratacağı tehdidi söylemeyerek Türkiye'nin haklı endişelerini, hangileri olduğu belirsiz, başka ülkelere hamletti. Fidan, sözlerinin ve mesajının etkisini yok eden bu yanıtın diplomasi dili olduğunu düşünüyor olabilir ama değildir. Yarını tasarlamak, sorunları doğru ve önceden görmeyi, ona göre strateji belirlemeyi ve açık sözlü olmayı gerektirir.
Ancak Türkiye, ABD-AB-YunanistanGKRY ve İsrail tarafından, Dedeağaç'tan Irak'a hatta Azerbaycan'a kadar çevrelenirken Semadirek ve Kerpe adalarına patriot yerleştirilirken sessiz kalan AKP iktidarından, farklı bir tavır beklemek de doğru değildir. Tutarlı dış politika ve ileriyi gören strateji, bunu sağlayacak bilgi, deneyim ve dogmadan uzak devlet yönetimi olmadan, yarını tasarlamak zordur.
İSRAİL TÜRKİYE İLE DE İTTİFAK YAPABİLİR!Hakan Fidan böyle yanıtlarla Türkiye'nin ne dediğini anlaşılmaz hale getirirken foruma katılan ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack, "İsrail, Abu Dabi ile ittifak yaptığı gibi Türkiye ile de ittifak kurabilir" dedi. Forumun ev sahibi Türkiye'nin dışişleri bakanının, foruma davetli bir ülkenin büyükelçisi tarafından böylesine açık düşürülmesi öyle kolay rastlanır bir durum değildir. Bugünü yönetemeyen, Ankara'da göreve başladığı günden beri, Türkiye Cumhuriyeti'nin ulus devlet niteliğine saldıran; Osmanlı kabile sistemine (hangi bilgiyle bunu söylüyorsa) dönmesini öneren; nihayet Türkiye'ye, ABD ile İsrail'in oyuncağı olmuş Arap krallıklarının, diktatör devlet yönetimlerini örnek gösteren bir büyükelçiyi "istenmeyen kişi" ilan edemeyenlerin, tepetaklak olan bir dünyada yarını tasarlayabileceklerine inanmak zordur.
NETANYAHU'NUN PARMAĞI!
4