Yurttaşların eşitliği, liberal-hukuksal konumu tanımlar. Kişilerin devlet karşısında soyut, genel, nesnel kurallara bağlı olmasıdır. Aydınlanma akılcılığının ürünüdür. Temeli, bireyin feodal bağlardan koparılarak hukuk öznesi kılınmasıdır. Fransız Devrimi'yle somutlaşmıştır. 1948 İHEB md.1, "İnsanlar haklar bakımından özgür ve eşit doğar" der.
Eşit yurttaşlık sosyolojik ve siyaset bilimi odaklı kavramdır. Salt yasalar önünde eşitliği değil, toplumsal yaşamın her alanında bağlılık (aidiyet) duyumsamayı tanımlar. Pozitif ve istemcidir. Farklılıkların tanınması ve kamusal alanda eşit temsili hedefler. Yurttaşların eşitliği negatif eşitlik anlayışıdır. Devlet ayrımcılık yapmaz! İşlevi, sözde hukuk güvenliği sağlamaktır. ökmekte olan neoliberalizmin çocuğu post-modernizm zırvasının ürünüdür.
1982 Anayasası md.10: "Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ... nedenlerle ayırım gözetmeden yasa önünde eşittir" der. Öbür dayanaklar md. 2, 5, 41, 42, 50, 61, 66, 70, 73, 175... sayılabilir.
Pozitif ayrımcılık kişiyi devlete-iktidara kul/mürit/teba/oy robotu yapmak için değil, yurttaşların gerçek eşitliğini sağlamak için kaldıraç işlevlidir. 21. yüzyılda ırkçılık ve din sömürüsü siyaseti yapmak emperyalizmin maşalığıdır.
DEM vb. parti ve kökü dışarıda oluşumlar bu ayıptan kurtulmalıdır. Ancak, sol görünümlü DEM, İslam kardeşliği ve medreselere statü tezini savunabiliyor! Yaman çelişkidir, teşhir edilmelidir, bağışlanamaz. DEM vb'nin halka dayanmayan patronları, özellikle Doğu-Güneydoğu'da feodaliteaşiret-toprak ağalığı, din sömürüsünü bırakmak istemiyor. Asıl yok edilmesi gereken Ortaçağ kafalı, Kürtçülük yapan, emperyal destekli siyaset baronluğudur!
Bu ağalar Kürt kökenli yurttaşımızı, politik pazarlık nesnesi yapmaktadır. ok hazindir, asla kabul edilemez.
***
Küreselleşme=Yeni emperyalizm dayattı bu bölücü ikilemi
40 yıllık yıkım ve savrulma! Sözde yeni dünya düzeni ve postmodernite temelli, küresel ahlakın çökertilmesidir.
Oysa, evrensel Etik değerler, emeğe saygılı hukukun üstünlüğü yoksa uygarlık da yoktur! Salt bilimsel-teknolojik ilerlemeler uygarlaşma değildir.
are; federalizm-federasyon-bölgeli devlet-özerk bölge-yerel özerklik vb. kulağa hoş gelen tuzakla etnik ve inanç temelinde ayrışarak minik karakol-istasyon devletçiklerine bölünmek ve emperyalizme lokma olmak değildir!
Ulus devletin varoluşsal (ontolojik) temeli, yurttaşların eşitliği ilkesidir. ünkü ulus devlet, farklılıkları kamusal alanda ayraca alıp üst kimlik kurarak türdeşlik yaratır. Salt eşit yurttaşlık (küme hakları) denirse toplum bölmelere ayrılır, bu Lübnanlaşma riskidir! İdeal olan, anayasal yurtseverlik (J. Habermas) ekseninde hukuksal eşitliktir. Uluslaşma yurttaşların eşitliği ile başlar; ortak gelecek birliği kurulur. Demokratik ulus devletlerde temel olan, tüm yurttaşların yasalar önünde eşitliği, ülke ve ulusun bölünmez bütünlüğü ve dil birliğidir. TC demokratik bir ulus devlettir, tüm yurttaşları yasa önünde eşittir ve bu, anayasanın 10., 67. maddesi ile güvence altındadır.
***
Atatürk el yazısıyla 1930'larda yazdı: "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına/ahalisine Türk milleti denir."
"Ne mutlu Türküm diyene!" söylemi, ülke ve ulusun sigortasıdır. Farklı yurttaş kümelerine etnisite-inanç... temelli, toplu haklara dayalı EŞİT YURTTAŞLIK değil; tüm yurttaşların ortak değerlerde eşitlenmesi,

4