Kur'ân-ı Kerîm'de namazla ilgili pek çok emir vardır. Buna rağmen namazını kılmayan veya terk eden nice insanlar görürüz. Allah'ın bu emirleri karşısında insanın duyarsız kalması mümkün müdür
Bu insanların psikolojik durumları acaba normal midir
Farz namazını kılmayan bir kişinin Allah'ı inkâr etme yolculuğunu Bediüzzaman şöyle açıklar:
"Farz namazını kılmayan ve vazife-i ubudiyeti yerine getirmeyen bir adamın, küçük bir âmirinden küçük bir vazifesizlik yüzünden aldığı tekdirden müteessir olan o adam, Sultan-ı Ezel ve Ebedin mükerrer emirlerine karşı farzında yaptığı bir tembellik, büyük bir sıkıntı veriyor. Ve o sıkıntıdan arzu ediyor ve manen diyor ki, keşke o vazife-i ubudiyeti bulunmasaydı! Ve bu arzudan, bir manevî adavet-i İlâhiyeyi işmam eden bir inkâr arzusu uyanır. Bir şüphe, vücud-i İlâhiyeye dair kalbe gelse, katî bir delil gibi ona yapışmaya meyleder; büyük bir helâket kapısı ona açılır. O bedbaht bilmiyor ki, inkâr vasıtasıyla, gayet cüz'î bir sıkıntı vazife-i ubudiyetten gelmeye mukabil, inkârda milyonlarla o sıkıntıdan daha müthiş manevî sıkıntılara kendini hedef eder. Sineğin ısırmasından kaçıp yılanın ısırmasını kabul eder." (Lem'alar, s.15)
Farz namazlarını kılmayan ve kulluk vazifesini yerine getirmeyen veya getirmekte tembellik eden bir adamın ruh halini düşünün. Acaba ne kadar rahattır
O adamın başka bir kimsenin işinde çalıştığını kabul edelim. O kişi her gün mesaisine geç gitse veya âmirlerinin verdiği emri yerine getirmese ne olur
Bundan dolayı o adam, küçük bir âmirinden küçük bir vazifesizlik yüzünden aldığı tekdirden müteessir olmaz mı
Bu soruların cevabı olumlu olabilir mi
Peki, o adamın, Ezel ve Ebed Sultanı olan Allah'ın mükerrer emirlerine karşı farzında yaptığı bir tembellik, ona büyük bir sıkıntı vermez mi
O sıkıntıdan kulluk vazifesinin olmamasını arzu eder mi
Manen, "keşke o kulluk vazifesi bulunmasaydı!" der mi

30