"Biz Lokman'a 'Allah'a şükret' diye hikmet verdik. Kim şükrederse kendisi için şükreder. Kim nankörlük ederse bilsin ki Allah müstağnidir, hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü övgüye lâyıktır." (Lokman Suresi, 12)
Hz. Lokman'ın peygamber olup olmadığı
Lokman (as), Hz. Davud'un (as) devrinde yaşamıştır. Bir rivayete göre babasının ismi Baura'dır. Baura ise, Hz. Eyyub'un kızkardeşi veya teyzesinin oğludur. Kendisi; Mısır Nub kabilesine mensuptu. Medyen ve Eyke halkındandı.1
İsrailoğullarından bir adamın kölesi iken, onun tarafından âzâd edilmiş ve kendisine ayrıca mal da, verilmişti. Lokman (as), terzi idi. Kendisinin, marangoz olduğu da, rivayet edilir.2
Cenab-ı Allah tarafından, Lokman'a (as) hikmet verilmişti. Hikmet, ilim, diyanet (din'de fıkıh), akıl ve sözde isabet demektir. Buna göre Lokman; ilim, diyanet ve isabetli görüş sahibi bir zattır.
Lokman (as); nübüvvet'le veya krallıkla, hikmet arasında muhayyer kılınmış, o da, hikmet'i tercih ettiği rivayet edilmiştir.
Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulmaktadır:
"Biz Lokman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse kendisi için şükreder. Kim nankörlük ederse bilsin ki Allah müstağnidir, hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü övgüye lâyıktır."3
Lokman (as); Davud (as)a, ilmiyle, hikmetiyle vezirlik ederdi. O da:
"Ne mutlu sana ey Lokman! Sana, hikmet verilmiş ve senden, belâ, geri çevrilmiştir!" derdi.
Kur'ân-ı Kerîm'de adı zikredildiği halde, peygamber olup olmadığı ihtilaflı zatlardan biri de Hz. Lokman'dır. İsminin zikredildiği sureye de Lokman Suresi adı verilmiştir.

14