Türkiye bu müzakerenin ana aktörü olmamalı
Türkiye müzakere masasına oturmalı ama oturduğu masanın sahibi olmamalı—bu ince çizgiyi neden bu kadar zor bulmuyoruz?
Yazı, Türkiye'nin ABD-İran savaşında arabuluculuk rolü oynaması gerektiğini ancak müzakerenin ana aktörü haline gelmemesi gerektiğini savunuyor. Umman örneğinden hareketle, ev sahipliği yapmanın tuzaklarını uyarıyor ve Türkiye'nin 'ben böyle iyiyim' diyebilmesi gerektiğini iddia ediyor. Peki bu tarafsızlık, Türkiye'nin stratejik çıkarlarını korumaya yetecek mi?
BU SAVAŞTA: Tarafların güveni karşılıklı olarak sıfırın altına inmiş durumda.
-BU SAVAŞTA: Trump'ın ne zaman ne yapacağı gitgide daha belirsizleşti.
- BU SAVAŞTA: İsrail, her türlü kalleşliği teşvik eder pozisyonda.
- BU SAVAŞTA: ABD'nin müzakere sürerken İran'ı vurmayacağının garantisi yok.
Kısacası bu savaş, acayip çirkinleşmiş durumda.
*
Durum buyken...
Türkiye'nin müzakereye ev sahipliği yapmaktan da müzakerenin ana aktörü haline gelmekten de uzak durması şart.
*
Bakınız Umman'a.
Adamlar müzakereye ev sahipliği yapmaktan bin pişman.
*
Türkiye...
- Savaşın bitmesi için canla başla çalışmaya devam etsin.
- Müzakerelerden sonuç çıkması için var gücüyle uğraşsın.
- Tarafları ikna etmek için elinden geleni fazlasıyla yapsın.
Ama müzakerenin ana aktörü olmasın. Ama müzakerenin adresini İstanbul'a taşımasın.
*
Türkiye'den ana aktör olması isteniyor mu
Bilmiyorum.
Haberin DevamıTürkiye'den müzakerenin adresi olması talep ediliyor mu
Bilmiyorum.
*
Ama şunu çok iyi biliyorum:
Eğer Türkiye'den bu tür talepler söz konusuysa...
Türkiye, "Ben böyle iyiyim, teşekkürler" demelidir.
MİLLİLER İÇİN MARŞI KİM NASIL YAPAR
- TARKAN: On numara beş yıldız yapar.
- SİNAN AKÇIL: Eğlenceli ve okkalı yapar.
- RAFET EL ROMAN: Karakterli ve özgün yapar.
- COŞKUN SABAH: Süper nostaljik ve sanatlı yapar.
- KIRAÇ: Yumruk havada sert bir marş gibi yapar.
BENİM GÖZÜMDE YALÇIN KÜÇÜK
- Görüşlerine katılmasanız da kendisine asla kayıtsız kalamazdınız.
- İçtenlikli ve teatral havasına kendinizi kaptırmamanız olanaksızdı.
- Olmayacak işler de yapardı. Soy isimlerden Yahudisi dönmesi avına çıkmak gibi.
- Tuğla kalınlığındaki kitaplarındaki polemikleri süper eğlenceliydi.
- Her devirde mutlaka çok özgün olmayı başarabiliyordu.
- Kalpak ve kırmızı atkı. Alameti farikasıydı.
- AK Parti ve İslamcılık söz konusu olduğunda acımasız ve gaddardı.
- Terörün en yoğun olduğu anlarda PKK'ya yakındı. Sonra unutturdu bunu.
- Hep destansı bir adanmışlığı, hep süper bir coşkusu vardı.
- İlgi alanı yelpazesi süper genişti: Bergüzar Korel'i bile kritik ederdi.
Haberin Devamı- FETÖ'nün ilk hedeflerinden biriydi, Ergenekon'dan hapis yattı.
- En süper sözü şuydu: "İsrail, Türkiye'de İsrail'den bile güçlüdür."
- Tartıştırırdı, tartışılırdı. Tartışmalı figürler listesinin bir numarasındaydı.
- Aykırıydı. Buluşçuydu. Artistikti. Savaşçıydı. Hep gençti.
*
Vefat etti.
Söyleyeceğim şudur: Türkiye, en ilginç bir aydınını kaybetti.
YILMAZ ÖZDİL'İN SUSMASINA DELİ GİBİ SEVİNMEK
Tarzını, üslubunu sevmem Yılmaz Özdil'in.
Takıntılar geliştirmesini, dediğim dedikçi tavrını, olağanüstü kibrini falan...
*
Fakat abi nedir bu CHP yönetimine asker yazılan gazeteci tayfasının Yılmaz Özdil nefreti.
"Sözcü'den ayrılmış" haberi karşısında hepsi zil takıp oynuyor.
*
Niye
Haberin DevamıÇünkü Yılmaz Özdil, CHP yönetimini eleştiriyormuş.
*
CHP yönetimine asker yazılan gazeteci tayfasının Özdil'in susmasına bu kadar sevinmesinin tek bir anlamı var:
*
Yılmaz Özdil'in eleştirileriyle hesaplaşmayı başaramamak.
Tek çareyi onun susması ya da susturulmasında bulmak.
UŞAK'TA ARINMA HEVESİ

7