Hüseyin Hilmi Işık "kuddîse sirrûh" buyurduki: "Bugün, en büyük emr-i mâruf nedir biliyor musunuz Ehl-i sünnet âlimlerinin bir kitabını vermektir."
Dinimizin emir ve yasaklarını bildirmeye emr-i bilmârufve nehy-i anil münker denir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:(İçinizde, hayra çağıran,mârufu emreden ve münkeri nehyeden bir topluluk bulunsun. İşte bunlar, kurtuluşa erenlerdir.)[Âl-i İmran 104]mâruf,dinimizin emrettiği hususlardır.Münkerise, dinimizin yasakladığı yani Allahü teâlânın razı olmadığı işlerdir.Emr-imârufve nehy-i münker yapanlara, yani dinin emirlerini bildirenlere, (Sen Allah adına nasıl konuşursun, namaz kılmamanın günah olduğunu nereden biliyorsun) diye hakaret etmek cahilliktir. Allahü teâlâ(Emrimi bildirin)buyurduğu için, Peygamber efendimiz ve İslam âlimleri kimlerin Cennete; kimlerin Cehenneme gideceğini bildirmişlerdir.İnsanlar soğuyacak diye, âlimler dinin emirlerini bildirmeyecek mi Peygamber efendimiz dinin emirlerini bildirince, müşrikler taşladılar, dinden daha çok soğudular. "Hiç bildirmeseydi, tebliğ etmeseydi kimse soğumazdı, kimse Ona düşman olmazdı"denilemeyeceği gibi, "Dinin emrini bildirmekle insanlar dinden soğur"demek de, çok yanlış olur...Emr-imârufyapma imkânımız yoksa sorumlu olmayız. Ama günümüzde emr-imârufyapmak için âlim olmak gerekmez. Muteber bir din kitabını birisine vermekle emr-imârufyapmış oluruz. Kendimiz, kitap verecek birini bulamazsak, kitap verebilen birine (Bu kitabı birine ver!) diyebiliriz. Yahut kitabın parasını verip, "Bu parayla şu kitabı al, birine ver!"diyebiliriz. İmkânım yok demek geçerli bir mazeret olmaz!.. ***Büyük İslâm âlimi Hüseyin Hilmi Işık "kuddîse sirrûh" buyurduki:Allahü teâlâ, bir gece yarısı, Cebrâil aleyhisselâma "Filân kavmi yerin dibine geçir, onları yok et!" diyeemretti.Cebrâil aleyhisselâm da "Yâ Rabbî, şu anda on binlerce insan teheccüd namâzında, sana ibâdet ediyorlar, onları ne yapayım" diyesual edince,Cenâb-ı Hak "Onları da berâber yok et!"buyurdu.