Hazreti Ali (radıyallahü anh) buyurdu ki: "Dostlara yedirdiğim bir ekmek, fakirlere verdiğim beş ekmekten daha kıymetlidir."
İnsanlara yemek yedirmek çok sevaptır. Hele oruçluya yedirmek daha çok sevaptır. Oruç tutanın sevabı kadar sevab alır, oruçlunun sevabından eksilme olmaz. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz, "Ramazan ayında bir oruçluyu su ile iftar ettiren, anasından doğduğu günkü gibi günahsız olur" buyurunca, Eshab-ı kiram "Su az ve kıymetli iken mi" diye sual etti. Onlara cevaben "İsterse nehir kenarında versin, aynıdır" buyurdu. (V. Necat)
Yemek yedirmeyi nimet bilmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
"Amellerin en faziletlisi, bir müminin ayıbını örtmek, karnını doyurmak ve bir ihtiyacını karşılamak suretiyle onu sevindirmektir." [İsfehani]
"Allahü teâlâ, yemek yediren cömertle meleklerine övünür." [İmam-ı Gazali]
"Misafir, sofrada bulunduğu müddetçe, melekler, ev sahibine dua eder." [Taberani]
"Cennette öyle güzel köşkler vardır ki, bunlar, tatlı konuşan, yemek yediren ve herkes uyurken namaz kılanlar içindir." [Tirmizi]
"Arkadaşına, sevdiği yemeği ikram edenin günahları affolur." [Bezzar]
Dost ve arkadaşlara yemek yedirmek, sadaka vermekten efdaldir. Hazreti Ali buyurdu ki:
"Dostlara yedirdiğim bir ekmek, fakirlere verdiğim beş ekmekten daha kıymetlidir. Dostlarla yenilen yemek, köle azat etmekten daha makbuldür."
Yemeğe çağırırken de, giderken de yalnız Allah rızasını düşünmelidir! Yemekte günah işlenen davetlere gidilmez. Fakirlerin davetine gitmeyip de, zenginlerinkine gitmek kibirdendir. Kendinden aşağı olanları ziyaret etmek de tevazu alametidir.

6