Ve insan ister istemez şu soruyu soruyor: Bir adam kaç kez topluma zarar verme ihtimali taşıdığını göstermelidir ki yargı sonunda onu ciddiye alsın
"Her suç, topluma sorulmuş bir sorudur."
Evet, meselenin özü burada yatıyor. Çünkü hiçbir suç yalnızca failin ellerinde başlamaz. Suç, çoğu zaman görmezden gelinmiş işaretlerin, ertelenmiş kararların, imzalanıp rafa kaldırılmış dosyaların içinde büyür.
93 yaşındaki, yerde dövülen o zavallı adamın bedeni bize şunu anlatıyor: Bu saldırı bir anda olmadı. Uzun süredir yaklaşan, büyüyen, serpilen, kollanan bir suç makinesinin kaçınılmaz kurbanı... Belki ilk suçta değil ama 5. suçta, 8. suçtan sonra sistem artık o cellada şunu söyledi: "Devam edebilirsin." İşte bu tip psikopatlar, kendilerine tanınan bu "gizli hakkı" sonuna kadar kullanır.
Bakın, sadece bireyi suçlu ilan etmek en kolay iştir. 20 yıldır yazıyorum; suça zemin oluşturacak yargı kararlarını bombalamadığınız müddetçe suç makineleri çoğalmaya devam edecek. Suça giden ana caddeler devlet eliyle oynatılan sanal kumar oyunlarıdır. Diyanet henüz bu konuda bir fetva yayınlamadı. Yoğunlukları (!) bittiğinde sanırım bu konuya da değinirler.
Mafya dizileri suçu teşvik eden ara sokaklardır. Sabah kuşaklarındaki o bunu, şu şunu taciz etti tarzındaki barzo programlar derhal yasaklanmalıdır. RTÜK, enseye tokat dizilerdeki şebekliğe acilen müdahale etmelidir.
Gevşek yasalar işlemeyen denetimi oluşturur. İşlevsiz denetim, korkusuz zanlılar ordusu üretir. Bu talihsiz durum, ülkeyi kayıtsız suç kaşarları üretim çiftliğine döndürür.
Bugün yaşlı bir adamın yoğun bakımdaki gözü yaşlı hâli şunu anlatıyor:

23