Ön not: Bu yazının gayesi okuyucunun siyasî tercihini ve reyini etkilemek olmadığı gibi seçimde rey verilebilecek ya da verilemeyecek partiler hakkında değerlendirme yapmak da değildir.
AKP'nin, dinî değerleri ve bilhassa eski dönemlerdeki başörtüsü zulmünü CHP'ye karşı bir siyasî araç ve kaldıraç olarak kullandığını, ama meselâ ortağı MHP'nin bu konulardaki eski ve bilinen tutumunu görmezden geldiğini biliyor ve söylüyoruz.
Ancak genellikle müstear isim kullanan bazı yorumcular, yazılarımızın altına yazdıkları yorumlarda, ısrarla ve "AKP gidince CHP gelir ve başörtüsü zulmü yeniden başlar" gibi gerekçelerle, bu değerlendirmelerimizi çürütmeye çalışıyorlar.
Gelenek oluşturmuş siyasî partilerin sosyal ve siyasî meselelerde kolaylıkla ray değiştirmeyeceği varsayılabilir. Ancak hiç görüş değiştirmeyeceğini düşünmek doğru değil.
Geçenlerde Yeni Asya'da ön sayfadan verilen haber şöyle idi:
"Özgür Özel, Karar TV canlı yayınında 'CHP'nin bir merkez partisi haline gelip gelmediğine' yönelik soruya karşılık, 'CHP'nin listelerinde gelecek dönem, tesettürlü, başörtülü milletvekilleri göreceksiniz. Bu, 'açılım olsun' diye değil. Zamanı geldi, artık bu anormal bir şey değil. CHP'de şu anda bir tesettürlü arkadaşın varlığı, başörtülülere bir mesaj değil. 'Başörtülü arkadaşlar var, bize oy verin' değil. CHP'de başörtülüler, siyasî rekabette başörtüsüzlerle eşit şartlarda, gelin burada siyaset yapın. Eskiden başörtülü birisi CHP'ye baktığında, 'Orada beni kabul etmezler, zorlanırım' diyordu" değerlendirmesinde bulundu. Bir gazetecinin, 'Diyanet İşleri Başkanlığını kapatacak mısınız' sorusu üzerine, 'Diyanet'i kuran parti niye kapatsın' yanıtını veren Özel, 'İmam hatip liselerini kapatacak mısınız' sorusunu da 'Hayır' diyerek cevapladı."
Bu açıklama, CHP için, Kemal Kılıçdaroğlu'ndan itibaren ve yıllardan bu yana süre gelen net bir değişimin kilit taşı fonksiyonu gören parçası. Ve hem CHP'lilere ve hem de muhafazakâr kamuoyuna yönelik yeni ve tebrik edilesi bir işaret fişeği.
Hatırlayalım ki başörtülü hukukçu Sevgi Kılıç CHP'nin Gençlik ve Spor Bakanlığından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı.
Yanlış anlaşılmasın, elbette ihtiyat payımız var ve olmalı. CHP'nin; imam hatipler, küçükler için Kur'ân Kursları, okullardaki din dersleri gibi dinî meseleler hakkında eskiden ne dediği ve şimdi diyeceği de önemli.

17