Hata bende, günah sende, suç onda!

Bu üç mefhumun doğru manaları tam bilinse daha doğru kullanılır ve bu kavramlar üzerinden çıkan anlaşmazlıklarımızı azaltmaya yardımcı olabilir. Deneyelim:

1. Suç, bu dünyada kamusal ceza müeyyidesi ile karşılaşan yanlış ve haksız fiildir.

Suçu ve cezasını belirleme yetkisi devlete ait olduğu gibi cezalandırma yetkisi de devlete aittir. Buna suçun ve cezanın kanunîliği denir. Zira herkes kafasına göre müeyyide uygulamaya kalkarsa kaos ve anarşi olur. Devletin birinci işi kaosu önlemektir, adaleti sağlamak bile sonra gelir.

Hakikaten suç sayılması gereken her suç gerçekte aynı zamanda zarar vericidir de. Bu zarar her zaman tazminat gerektiren ya da para ile tazmini mümkün olan bir zarar olmayabilir. Bu zarar bazı fertlere özel olarak zarar vermiş olabileceği gibi kamuya verilmiş genel zarar biçiminde de olabilir. oğu zaman da ikisi bir arada bulunur.

Mesela hakaret ya da hırsızlık suçtur ve zararı muhatabınadır. Ama bu kişi engellenmezse başkalarına da zarar verebilir ve dolayısıyla tek bir hakaretten ya da hırsızlıktan kamu da zarar görmüş demektir.

2. Günah, dinen yasaklanmış şeyi yapmaktır. Müeyyidesini tesbit de tatbik de Allah'a aittir.

Günahın dünyaya ait dolaylı neticesi vicdanî bir kabule dayalıdır. Mesela, karıncayı ezmeyebilecekken ezenin ayağı iki saat sonra taşa takılır ve düşüp kafasını kırar. Ama başına gelen bu musibetin kendisinin o zulmünün bir müeyyidesi olduğunu kabul etmesi için kafasındaki beyninin sağlam olması yetmez, kalbi de sağlam çalışmalıdır.

Hiçbir devlet, günahı, "günah olduğu için" cezalandırmaz. Zira devlet Rabbin -haşa- kendisi ya da temsilcisi değildir. Günahı "aynı zamanda suç" olarak gördüğü için yasaklar ve cezalandırmaya yönelir.

Diğer ifadeyle bir fiilin (mesela gıybetin) ve hatta kalpten geçen bir fikrin (mesela darbeciliğin) günah olması ya da olmaması meselesi başka şeydir; onun aynı zamanda bu dünyada ve devletçe de cezalandırılması gereken türden bir günah yani suç olup olmaması başka şeydir.

Bu sebeple bir mütearife olarak denilir ki "bir devlet İslâm'ı kendi hukukunda tatbik etmeye azmetmişse, o devletin ülkesinde her suç aynı zamanda İslâm açısından günahtır da; ama her günah suç değildir".