AKP'nin eski vekillerinden ve Erdoğan'ın eski doktorlarından imam hatipli siyasetçi yani eskinin muktediri ve şimdinin muhalif milletvekili İYİ Parti'li Turhan Çömez'i bilirsiniz.
Siyasetteki durumu soyunun adıyla makusen mütenasiptir zira kıdemli siyasetçidir.
Geçen haftalarda TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada "halkı yanıltıcı bilgiyi bile bile ve alenen yaydığı" gerekçesiyle savcılarca kendisi hakkında açılan ve anlamsız gibi görünen soruşturmayı biz de yazalım.
Önce şunu söyleyelim: Konuşmanın muhtevasının önemi yok. Zaten olmaması gerekiyor. Ama Sayın ömez konuşmasında Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek'e hitap ediyor ve kendisini doğrudan göreve davet ediyor.
Bunu bilelim. Zira bu yönü mühim.
Zira eskiden "Adliye Vekilleri" vardı ve onlar adli hususlarda savcıların amiri değillerdi. Şimdiyse "Adaletin Bakanları" var ve onlar savcılara da hakimlere de her şeye de bakıyorlar; atıyorlar, tutuyorlar, talimatlandırıyorlar... Bütün bunları Anayasaya ve kanuna rağmen mi yapıyorlar Evet. Hem de göz göre göre.
Dokunulmazlık hususunda Anayasa açık:
Kürsü dokunulmazlığı, istisnası olmayan türden mutlak bir dokunulmazlık. Milletvekili kürsüde ne söylerse söylesin suç sayılamaz. "Mebus hürdür, fikri inhisar altına alınamaz" kuralı, bu sebeple, 1876 Anayasasından bu yana, çok kıymetli bir demokratik ilkedir.
Bu kesin kuralın sebebi de açık:
Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetimini bizzat millet yapar. Onu da en geç seçimlerde yapar. Seçilmiş ve sandıktan çıkmış bir siyasetçinin fikrinin denetimi savcının ve hâkimin işi değildir. Bu kapıyı onlara bir kere açtınız mı kapatamazsınız ve iş "hâkimler hükümeti"ne ve oradan da "hakimler devletine" kadar gider. Ki bu tür devlet hukuk devleti değildir. Hukuk devleti için kuvvetler ayrılığı şarttır.
Ayrıntılar için şu iki yazımıza bakılabilir:
https://www.yeniasya.com.tr/ahmet-battal/siyasetin-dokunulmazligi_521860
https://www.yeniasya.com.tr/ahmet-battal/siyasetin-dokunulmazligi-2_521939
Peki, hukuk fakültesinin birinci sınıfında öğretilen bu bilgilere rağmen, neden ve nasıl oluyor da bir muhalif milletvekili hakkında savcılarca soruşturma açılıyor.
Böyle bir soruşturmayı Şırnak Beytüşşebab'ın taze savcısı ya da Bingöl Genç'in genç savcısı açsaydı "çok da önemli değil, hatadır" der geçerdik.

26