Bediüzzaman, demokrasiyle taçlanmış gerçek cumhuriyeti istedi.
Delilleri için "Dindarların Abdülhamid yansısı ile imtihanı" başlıklı üç yazımıza bakılabilir:
https://www.yeniasya.com.tr/ahmet-battal/ dindarlarin-abdulhamid-yansisi-ile-imtihani_621318
Bir delili de kendisinin Ömer bin Abdülaziz'e şu bakışı:
"Saltanat-ı dünyeviye (devlet yönetimi işleri) aldatıcıdır. ... Hilâfet ve saltanata geçen, ya nebî gibi masum olmalı, veyahut Hulefa-i Raşidîn ve Ömer bin Abdülaziz ve Mehdi-i Abbasî gibi harikulâde bir zühd-ü kalbi olmalı ki, aldanmasın."
Bir tür cumhurbaşkanı durumunda olan Halife Ömer bin Abdülaziz'i (M:680) TDV İslam Ansiklopedisinden tanıyalım:
***
Yaklaşık yedi yıl süren valiliği sırasında Valilik merkezi Medine'deki ilk icraatı, şehrin on meşhur fakihiyle görüşüp meseleleri kendileriyle istişare ettikten sonra karara bağlayacağını bildirmek oldu.
Irak Valisi Haccac'ın uygulamalarını sert bir şekilde eleştirmesi 712'de görevinden azliyle neticelendi.
Valilikten alındıktan sonra Dımaşk'a (Şam'a) giden Ömer, zalim valileri eleştirmeyi Halife Velîd'in meclislerinde de sürdürdü.
Velîd'in ardından halife olan Süleyman, kardeşi Velîd'in kendisini veliahtlıktan azletme teşebbüsüne karşı direnen Ömer'i danışmanları arasına aldı, oğulları ve kardeşleri bulunduğu halde son hastalığı sırasında onu kendisine veliaht tayin etti.
717 yılında Süleyman'ın ölümü üzerine halife ilân edildi. Bu önemli görevin kendisine bilgisi dışında verildiğini söyleyerek affını istediyse de biat merasimine katılanların ısrarları üzerine görevi kabul etti.
Halife Ömer saraydaki lüks eşyaları beytülmâle koydurması, köle ve câriyeleri âzat etmesi, halktan biri gibi yaşaması gibi uygulamalarıyla Emevîler'in geleneksel saltanat görüntülerine son verdi.
İlk dört halifeyi örnek alan bu davranışları sebebiyle Hulefâ-yi Râşidîn'in beşincisi sayılır.
Hangi kabileden olduklarına bakmaksızın dindar ve dürüst yeni memurlar tayin etti.
Valilerin ticaretle uğraşmasını ve hediye almasını yasakladı.
Halka mazlumun yanında olduğunu, memurlardan şikâyetçi olanların doğrudan kendisine başvurabileceğini bildirdi. Cuma gününü mezâlim mahkemesi duruşmalarına ayırdı.
Muaviye tarafından Mervan'a iktâ edilen ve zamanla kendisine miras kalan Fedek arazisini sahipleri olan Ehl-i beyt mensuplarına iade etti. Önceki halifeler tarafından kendisine verilmiş diğer gayr-ı menkulleri ve kıymetli eşyayı beytülmâle devretti. Hanımının mücevherlerini ve evindeki fazla eşyayı da beytülmâle koydurdu. Halifelik görevi karşılığında maaş almayı reddetti.

30